16 Nisan 2013 Salı

İSLAM HUKUKUNA GİRİŞ SORU-CEVAP ÖZET



İSLAM HUKUKUNA GıRış 1.KONU SORU-CEVAPLARI

1-Toplumsal düzen nedir?Cevap: insanların birbirleriyle ilişki kurmalarını sağlayan yapıya toplumsal düzen denir.

2-Toplumsal düzen kuralları nedir? Cevap: Toplumsal düzenin kurulması ancak bireylerin davranışlarını, nasıl olmaları gerektiği hususunda yönlendiren bir takım kurallar aracılığıyla gerçekleşir. Toplumsal yaşamı düzenleyen bu kurallara toplumsal düzen kuralları denir.

3-Toplumsal düzen kuralları kaç kısma ayrılır? Nelerdir? Cevap: Toplumsal düzen kuralları çeşitli ölçütler dikkate alınarak din,ahlak,hukuk, örf-adet ve görgü kuralları olmak üzere beş kısma tasnif edilerek incelenir. Sözü edilen kural gruplarının her biri, toplumsal düzenin gerçekleşmesinde işlevseldir.

4- En çok işlevsel olan grup hangisidir? Cevap: Hukuk, özellikle günümüz toplumları bakımından toplumsal düzenin sağlanmasında en çok işlevsel olan kural grubunu temsil etmektedir.

5- Hukukun fazla işlevsel olmasının sebebi nedir? Cevap: Hukuk kurallarının din,ahlak, örf-adet ve görgü kurallarına göre daha fazla işlevsel olmaları, devlet gücü ile desteklenmiş olmalarından kaynaklanmaktadır.

6- Hukukun tanımını yapınız? Cevap: Hukuk, belli bir ülkede, kişilerin birbirleriyle, toplumla ve devletle ilişkilerini düzenleyen, devlet gücüne dayalı, maddi zorlamaya kadar varan yaptırım araçları ile desteklenen kurallar bütünüdür.

7- Fıkıhın tanımını yapınız? Cevap: ıslam’da bireysel ve toplumsal yaşama ilişkin düzenleyici kurallar bütününü ifade etmek için fıkıh terini kullanılır. Fıkıh; kişinin kendisine, Allah’a ve doğaya dönük davranışlarının yanı sıra toplumsal ilişkileri de düzenleyen ve kendine özgü bir sistematiği bulunan bir hukuk düzeni niteliğindedir.

8- Fıkıh kelimesinin etimolojik ve semantik analizini yapınız? Cevap: -anlamak, –bilmek, –anlamaya ya da bilmeye konu olan şeyin idrak edilmesi, –zihinsel bir çaba sonucunda onun mahiyetinin kavranması, –hitaptaki hakikatin fark edilmesi, –derin bir sezgi ile tefekkür yoluyla bilme ve bilgiyi kontrol edecek düzeyde kuşatma, –zeka, –derin ve ince kavrayışın bir sıfat haline gelmesi, (sıfat ve karakter haline geldiği kimseye ise fakih denir) –sözün anlaşılamaması, -tebliğin hakikatini kavrayamama.

9- Ragıb El-ısfahanini fıkıh tanımı? Cevap: Bilinenden (ilm-i şahid) bilinmeyene (ilm-i gaib) ulaşmak…

10- Fıkıh kelimesinin fiil halinin Kuran’da tek ayette kazandığı özel anlam nedir? Cevap: Dinde derin kavrayış sahibi olma (dinde tefakkuh).

11- Fıkıh kelimesinin sözlük alamı?Cevap: Derin ve ince kavrayış biçimi.

12- Fıkıhın terim anlamı? (ıstılah yani dindeki manası) Cevap: Fıkhın teknik düzeyde tanımlanması uzun sayılabilecek bir süreçte gerçekleşmiştir. Sürecin geldiği son aşamada fıkıh; usülcüler tarafından “şer’i ameli hükümleri tafsili delillerine dayalı olarak bilmek” biçiminde tanımlanmıştır. Fakihlerin tanımı ise “şer’i ameli hükümler bütünü” biçimindedir.

13- ”şer’i ameli hüküm” tamlamasını açıklayınız? Cevap: Hüküm; bir durumun diğerine olumlu yada olumsuz olarak yüklenmesi (isnat edilmesi) demektir. Dinin kaynaklarından çeşitli yöntemlere başvurularak elde edilen “namaz farzdır” gibi hükümler şer’i hükümlerdir.

14-Hükümler, elde ediliş kaynağına göre kaç kısma ayrılırlar, bunlar nelerdir? Cevap: Akli, hissi ve şer’i olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Başka bir kaynağa gerek olmaksızın yalnızca akıl yoluyla elde edilebilen “iki birden büyüktür” gibi hükümler akli, duyu organları vasıtasıyla ulaşılan “ateş yakıcıdır” gibi hükümler hissi, ilahi iradeye dayalı “namaz farzdır” gibi hükümler de şer’i hükümler olarak isimlendirilirler.

15-şer’i hükümler düzenledikleri konular bakımından kaça ayrılırlar, nelerdir? Cevap: ıtikadi hükümler (itikadiyyat), vicdani hükümler (vicdaniyyat) ve ameli hükümler (ameliyat) olmak üzere üç kısma ayrılırlar.ıtikadiyyat; dinin inanç yönüne ilişkin meseleler demektir.Vicdaniyyat; insanın zühd, rıza, sabır, huşu gibi içsel tutumları anlamına elmektedir.Ameliyat; kişilerin dışsal davranışları ile etkileri hemen ardından dışa yansıyan içsel davranışlarını ifade etmektedir. Kast, hata, rıza gibi içsel davranışlar dış organlar vasıtasıyla eyleme dönüştüklerinde amel kavramı kapsamında değerlendirilirler.*** Ameli nitelemesi de , itikadiyyat ve vicdaniyyat alanını fıkhın kapsamı dışında tutmak amacıyla tanıma eklenmiştir.

16-Tafsili delil terimini açıklayınız. Cevap: Cüz’i delil de denir. Tafsili delil, her bir davranışla ilgili hükmün dayandığı özel delil anlamındadır. Bir hükme delil olan tek bir ayet ya da hadis, tafsili delil niteliğindedir.Mesela “namaz kılın” ayeti, namaz kılmanın farz olduğunu gösteren tafsili bir delildir.

17- Kuran’da şeriatın anlamı nedir? Cevap: Kuran’da şeriat, insan yaşamını yönlendirmeyi amaçlayan din esaslı hükümler bütünü anlamında kullanılır. Diğer bir deyişle şeriat, ilahi iradenin hüküm biçiminde açığa çıkması ve görünür hale gelmesidir.

18- şeriat geniş ve dar anlamıyla nedir? Cevap: geniş anlamda şeriat, ilahi irade tarafından öngörülen dini hükümler bütünüdür.Dar anlamda ise, yalnızca peygamberden peygambere değişime açık hükümler bütünü anlamında kullanılmaktadır. Ebu Hanife, peygamberlerin getirdikleri dinin tek, şeraitlerin ise çok ve çeşitli olduğunu söylemektedir.

19- Bir hükmün şer’i olarak nitelenebilmesi için ne gereklidir? Cevap: Bir hükmün şer’i olarak nitelenebilmesi için, onun nass (Kuran ve Sünnet) yoluyla bildirilmiş (nassla sabit) olması ya da ictihadi yöntemlerle elde edilmiş hükümler olması gerekmektedir. Çünkü şer’ilik ilahi iradenin hüküm biçiminde açığa çıkması demektir.

20-şer’i münezzel ve şer’i müevvel ne demektir? Cevap: şer’i münezzel, bir hükümler bütünü olarak şeriatın nass yoluyla bildirilen kısmını, şer’i müevvel ise ictihadla elde edilen kısmını teşkil etmektedir.

21- Klasik ıslam düşüncesinde dini ilimler olarak tasnif edilen ilimler nelerdir? Aralarındaki ilişkiyi açıklayınız? Cevap: Kelam, Tefsir, Hadis, Fıkıh usülü ve Fıkıh.Temel ıslam bilimlerinin inceleme alanları ve kullandıkları yöntemler farklı olmakla birlikte, her biri kendi alanında bilimsel faaliyetini sürdürebilmesi için diğer bilimlerin tespitlerine dayanmak, onlardan yararlanmak zorundadır. Kelam, Tüm ıslam bilimleri bakımından bir meşruiyet kaynağı konumundadır. Çünkü Kelam inceleme alanı itibariyle diğerleri gibi belli bir konu üzerine kendi sınırlamaz. O, tüm var olanı konu edinir. Bu nedenle klasik dönemde “külli ilim” olarak nitelendirilmiştir.Bir fakih, bir mesele ile ilgili hükme, ancak fıkıh usülünde belirlenmiş olan delil ve yöntemleri kullanarak ulaşır.Fıkıh usülü de, delil ve yöntemlerin şer’i geçerliliğini tespit bakımından kelama bağlıdır.Kuran’ı Kerim, şer’i ameli hükümlerin elde edilmesinde başvurulması gereken ilk kaynaktır. Bu durum, fıkhın tefsirle ilişkisini açıklamaktadır. Fıkıh, Kuran’ın anlaşılması hususunda tefsirin verilerinden yararlanır.Fıkıh, ancak hadis bilimince Hz Peygamber’e ait olduğu belirlenmiş sözleri, fiilleri ve takrirleri bir hüküm kaynağı olarak kabul edebilir.

22- Kelam ve Fıkıh ın diğer ıslam bilimlerinden farkı nedir? Cevap: Kelam ve Fıkıh, diğer temel ıslam bilimlerinden farklı olarak hüküm koruyucu (normatif) karaktere sahip iki bilimdir. Kelam itikadi hükümleri, Fıkıh ameli hükümleri belirlemektedir.

23- Sübjektif ahlak kurallarını anlatınız? Cevap: Kişilerin kendilerine dönük davranışlarını düzenleyen fıkhi hükümler, konu bakımından sübjektif ahlak kurallarını da içermektedir. Sübjektif ahlak kuralları kişilerin sırf kendilerini ilgilendiren ve öden niteliği taşıyan davranışlarını düzenler.

24- Sübjektif ahlak kurallarına örnek veriniz? Cevap: Mesela bir kimsenin, başkalarının hakkını ihlal etmemek koşuluyla, kendisini yaralaması ya da intihar etmesi fıkhi bakımdan haram sayılmakta, subjektif ahlak kuralarınca da kınanmaktadır.

25-Objektif ahlak kurallarını anlatınız? Cevap: Sırf vecibe yükleyen (yükümlülük getiren) ve hak talebine imkan vermeyen beşeri ilişkileri düzenleyen kurallar objektif ahlak kralları olarak anılmaktadır.

26-Objektif ahlak kurallarına örnek veriniz? Cevap: bir insanın diğer insanlara yalan söylemesi gibi.

27-Fıkhın objektif ve sübjektif kurallarla ilişkisi? (bu soruyu tam anlamıyla doğru sormamış olabilirim ama cevaptaki açıklama bizim için yeterlidir)Cevap: Fıkıh, sübjektif ahlak kurallarını da objektif ahlak kurallarını da içeren bir yapıdır. Fıkhın dayandığı temel ilkeye göre, gerçekte, kişilerin her bir davranışına ilişkin ilahi irade tarafından öngörülmüş bir hüküm mevcuttur.

28- Fıkıh hukuk ilişkisini açıklayınız? Cevap: Fıkıh yalnızca beşeri ilişkileri değil, Allah-insan ve insan-eşya ilişkilerini de düzenlemektedir. Hukuka gelince, o tümüyle toplumsal bir yapıdır. Sadece insanlar arasında ilişki kuran davranışları düzenler.

29- Fıkıh-Hukuk ilişkisini bir örnekle gösteriniz? Cevap: Söz gelimi, fıkıh, bir kimse ıssız bir adada tek başına yaşıyor olsa bile, onu hayvanları gereksiz yere öldürmesini, ağaçları nedensiz olarak yakmasını haram sayar.Ama bu kimsenin adadaki davranışları hukuku ilgilendirmez.

30- Fıkıh ve hukuk arasında kuralların bağlayıcılık niteliğini esas almak suretiyle karşılaştırma yapınız? Cevap: Fıkıhta davranışları düzenleyen kuralları bağlayıcılık niteliği bakımından emredici (vacip veya haram kılan), tavsiye edici (mendup veya mekruh kılan) ve tecviz edici (mübah kılan) biçimde üç kategoride toplamak mümkündür. Hukuk kuralları ise emredici ve tecviz edici biçimde iki kategoride toplanır. Çünkü toplumsal yaşamda karşılıklı hak ve vecibelerin yerine getirilmesini sağlamak, tavsiye edici kurallarla değil, ancak kesinlik niteliği taşıyan ve maddi yaptırımla desteklenmiş kurallarla mümkün olabilir.Fıkıh bir hukuk düzeninden daha geniş bir yapıyı temsil eder. Üstelik fıkhın emredici ve tecviz edici her bir kuralı da hukukun kapsamına girmez.

31- ıslam Hukukunun tanımını yapınız? Cevap: ıslam hukuku , fıkhın içinde yalnızca karşılıklı hak ve vecibe ilişkisi kuran davranışları düzenleyen emredici ve tecviz edici kurallar bütünüdür. Bu tanıma göre, ıslam hukuku, daha geniş kapsamlı olan fıkhın hukuka karşılık gelen bir parçasıdır. 

32-İslam hukuku oluşum sürecinde kendinden önceki yada çağdaşı olduğu diğer hukuk düzenlerinden etkilenmiş midir? Açıklayınız. Cevap: Üç farklı görüş açığa çıkmıştır. Bir kısım araştırmacılara göre fıkhın tamamı değil, fakat ıslam hukuku olarak nitelenen kısmı roma hukukuna dayanmaktadır. Bu görüşe karşı bazı araştırmacılar ise, ıslam hukukunun hiçbir hukuk düzeninden etkilenmesinin söz konusu olmadığını, aksine ıslam hukukunun sonraki dönemleri etkilediği görüşündedir. Üçüncü bir grup araştırmacı ise, ıslam hukukunun vahye dayalı ve özgün olduğu, hiçbir hukuk düzeninden etkilenip açığa çıkmadığı görüşünü savunmaktadır.Hukuk düzenleri toplumsal kurumlardır. Toplumlar arasındaki ilişkilerin hukuk düzenleri arasında da bir etkileşime yol açması doğal, hatta kaçınılmazdır. Diğer taraftan toplumsal yaşamın ortak gerekleri, hukuk düzenleri içinde bir takım benzer kural ve kurumların açığa çıkmasına yol açabilir. Bu itibarla; hukuk düzenleri arasındaki bir takım benzerlikler, oların mutlak surette birbirlerinden etkilendikleri anlamına gelmez.

33-ılahi hukuk düzeni ve ilahi hukuk düzeninin amacı nedir? Cevap: ılahi hukuk düzeni, vahye dayalı hukuk düzenlerini ifade etmek için kullanılır. ıslam hukuku da vahiy kaynaklı olması nedeniyle ilahi bir hukuk düzenidir. ılahi hukuk düzenlerinin asıl amacı, insanları ahiret mutluluğuna ulaştırmaktır.

34-ıslam hukukunun Roma hukuku ile ilişkisi? Cevap: Birbirine karşıt iki görüş açığa çıkmıştır. Bunlardan ilki Roma hukukunun ıslam hukukunu etkilediği, hatta ıslam hukukunun varlığını Roma hukukuna borçlu olduğu. Ki bu görüşler bilimsel olarak delillerle çürütülmüştür. (lütfen bunları kitaptan okuyunuz)ıkinci görüş ise ıslam hukukunun Roma hukukunu etkilediği. Bu iddia da bilimsel bakımdan kesin olarak kanıtlanmış ve açık bir biçimde temellendirilmiş değildir.

35-ıslam hukukunun Cahiliye hukukuyla ilişkisi? Cevap:ıslam, cahiliye hukukuna yönelik üç temel tutum benimsemiştir.a-ıBKA: Cahiliye örf-adet hukuku içinde ıslam’ın ilkeleriyle uyumlu olan kural ve kurumları aynen benimseyip devam ettirme.b-ISLAH: Bazı kural ve kurumların düzeltilerek kabul edilmesi.c-ıLGA: ıslam’ın temel ilkeleriyle uyumlu olmayan kural ve kurumların tamamen yürürlükten kaldırılması.

36- ıbka, ıslah ve ilgaya örnek veriniz? Cevap: ıbka; mehir,kısas, diyet, islama uygun evlenme biçimleriIslah; ıla, zıhar, iddet, miras ve vasiyet gibi kurallarılga; evlat edinme,borçlunun satılması, faiz vs

37-ıslam hukukunun, onu diğer hukuk düzenlerinden ayıran temel özellikleri nelerdir? Cevap: *-ılahi iradeye dayalı olması, *-kuralların ihlaline bağlanan yaptırımın dünyevi ve uhrevi olmak üzere ikili karakterde olması, *-yasama yoluyla değil, bilimsel doktrin niteliğinde teşekkül etmesi, *-soyut değil, meseleci (kazuistik) yöntemle geliştirilmesi.

38-Hasan el-basri’nin fakih tanımından yola çıkarak fıkıha yüklediği anlam? Cevap:”Gerçek fakih, dünyayı hakir görüp ahirete yönelen, dini konusunda idrak ve firaset sahibi, Rabb’ine kullukta devamlı, müttaki, Müslümanların namusuna göz dikmeyen ve mallarına el uzatmayan(afif), toplumu iyiliğe yönlendiren kimsedir” biçimindeki sözüyle fıkhı, ahlaki bir olgunluk ya da dinin ahlaki kavranışı olarak tanımlamaktadır.
HAZIRLAYAN=RUMUZ DER82
İSLAM HUKUKUNA GİRİş 2.KONU SORU-CEVAPLARI

1- ıslam hukukunun oluşum sürecini anlatınız?
 Cevap: Hz. Peygamber, sahabe, tabiun dönemlerinde hazırlık safhasının tamamlandığı; müctehid imamlar döneminde sistemleşmeye başladığı; mezhep merkezli dönemde ise sistemin olgunlaştığı ifade edilebilir.

2- Hz. Peygamber döneminde ıslam hukukunun durumu ile ilgili Mekke safhasının özelliklerini anlatınız? Cevap: Mekke?de geçen hicretten önceki 13 yıl zarfında tebliğ edilen esaslar ağırlıklı olarak Allah?ın birliği, Peygamberlik müessesesi, ahiret hayatı gibi temel inanç ilkelerinin yerleştirilmesine yönelik olmuştur.

3- Medine safhasının özelliklerini anlatınız?
Cevap: Bu dönemde ibadet konuları ile ilgili ayrıntılı hükümlerin yanı sıra evlenme, boşanma, velayet, miras, ticari hayat, akitler ve borç ilişkileri, haksız fiiller, cezalar, muhakeme usulü, savaş ve barışla ilgili kurallar vb. sosyal hayatın hemen her alanını düzenleyen kurallar vaz edilmiştir. 

4- Hz. Peygamber döneminde ıslam hukukunun temel kaynakları neydi?
Cevap: Vahiydir. ıslam hukukunun ilk kaynağını Kuran (fıkıh terminolojisindeki adı Kitab) diğerini ise Peygamberin sünneti oluşturmaktadır

5- Sünnetin kapsamını yazınız?
 Cevap: Sünnet, Hz. Peygamberin ahkam ayetlerinin anlaşılması ve uygulanması ile ilgili söz, eylem ve onaylamalarını içerdiği gibi, Kuran?da temas edilmeyen konuları hükme bağlayan tasarruflarını da kapsamaktadır.

6- Nas ne demektir?
 Cevap: ıslam hukuku terminolojisinde, Kitap ve Sünnetin her ikisini de ifade etmek için kullanılır. 

7- ıslam hukukunun kaynaklarını ifade etmek için kullanılan diğer terim? Cevap: ıctihad.

8- Hz. Peygamberin ictihadında söz konusu olan iki ihtimali yazınız?
  Cevap: Eğer ulaşılan çözüm ilahi iradeye uygun değilse, vahiy aracılığıyla meselenin hükmü belirtilmekte ve konu açıklığa kavuşturulmaktadır. (zıhar olayındaki gibi). Eğer ulaşılan çözüm ilahi iradeye uygunsa herhangi bir müdahale olmamakta ve zımni bir olay şeklinde değerlendirilmektedir. 

9- Hz. Peygamber döneminde sahabenin yaptığı ictihadın geçerli olması için ne gerekiyordu? Cevap: Peygamber efendimizin onayından geçtiği takdirde geçerli sayılıyordu.

10- Hz. Peygamber döneminde ıslam hukuku oluşum sürecinde dikkat çeken temel özellikler nelerdir?
Cevap: Tedrice riayet, kolaylık ilkesi ve toplumun maslahatının gözetilmesi.

11- Tedrice riayet hakkında bilgi veriniz?
Cevap: Bu dönemde hükümlerin vaz edilişi sırasında, mükellefiyetlerin aşama aşama belirli bir hazırlık ve alıştırma süreciyle yürürlük kazanmasıdır. Örneğin namazın önce sabah ve akşam olmak üzere iki vakitle başlaması daha sonra beş vakte çıkarılması yada içki ve kumarın yasaklanmasının birkaç aşamada gerçekleşmesi.

12- Kolaylık ilkesi hakkında bilgi veriniz? Cevap: ılahi iradenin mükelleflerin zorluk ve sıkıntı içinde değil bilakis kolaylaştırmayı hedeflediği bizzat Kuran?da açıklanmıştır. Peygamberimizde günah söz konusu olmadığı müddetçe her iki alternatifin en kolayını tercih ettiği nakledilmektedir. Örneğin ikrah, hastalık, yolculuk, hata, unutma vb. hususlarda kolaylıklar?

13- Toplumun maslahatının gözetilmesi hakkında bilgi veriniz?
Cevap: Bazı hukuki düzenlemelerin toplumun maslahatı doğrultusunda değişime tabi tutulduğu görülmektedir. Örneğin vefat eden bir erkeğin eşinin bekleme süresi bir yılken daha sonra dört ay on gün olarak tespit edilmiştir.

14- Nesh kavramını açıklayınız?
 Cevap: Toplumun maslahatı gözetilirken değişen hükümler ve yasaklar ıslam hukuku terminolojisinde nesh kavramı kapsamında değerlendirilmiştir. Örneğin Medine?de kıtlık yaşandığı bir dönemde kurban etlerinin üç günden fazla evde tutulmasını yasaklayan Hz. Peygamber, bir yıl sonra kıtlık ortadan kalktığı için ilgili yasağı kaldırmıştır.

15- ıslam hukuku oluşum sürecinde sahabe dönemi hakkında bilgi? Cevap: Sahabe döneminden bahsettiğimizde, dört halife dönemi ve kısmen Emevi idaresini kapsayan zaman dilimi söz konusudur. Özellikle ilk iki halife dönemindeki uygulamalar ıslam hukuk düşüncesinin gelişimi açısından ayrı bir önem taşımaktadır.

16- Mekke, Medine ve Kufede gerek fetva hususunda gerekse fıkhi birikimin aktarılmasında önemli rol oynayan fakihler kimlerdir?
Cevap: Mekke?de ıbn AbbasMedine?de Zeyd b. Sabit ve ıbn. Ömer Kufe?de Abdullah b. Mesud

17- Sahabe döneminde ıslam hukuk kaynakları nelerdir?
Cevap: Kitap, Sünnet ve ıctihad

18- şura ne demektir?
 Cevap: Önde gelen sahabelerin bir araya toplanarak atılacak adımlar ve alınacak kararlar konusunda onların görüşlerinin alınması ?şura?dır. ıctihaddan farklı olarak danışma esasına dayanır.

19- Sahabenin icmaı hakkında bilgi? Cevap: Eğer fakih sahabelerin hepsi toplanmışsa ve şura kararı açıklandıktan sonra bir muhalefet söz konusu olmamışsa, bu şekilde ulaşılan sonuçlar, daha sonraki döneme sahabenin icmaı şeklinde yansımıştır.

20- Sahabe dönemindeki ıctihad faaliyetinin özellikleri nelerdir?
 Cevap: *ıctihad geniş bir şekilde uygulanmış ve tavsiye edilmiştir. Bu dönemde görülen ıctihad faaliyetleri somut meseleleri çözmeye yöneliktir. Farazi fıkıh olgusuna rastlanmamaktadır. * Sahabe ıctihad sonucu ulaşılan hükümleri, nassların açık hükümleriyle bağlayıcılı açısından aynı derecede tutmamış, bu hususu ısrarla vurgulamıştır. * Belli illet ve hikmetlere dayandığı düşünülen nasların, zamanın ve şartların etkisi sonucu illetlerinde bir değişme yaşandığı kanısıyla, amaçsal yorma tabi tutuldukları görülmektedir. *Sahabe dönemi hukukçuları nas bulunmayan konularda çözüme ulaşmak için ictihad etmişlerdir. Bu hususta kendilerine rehberlik eden ana unsur, Hz. Peygamberle bir arada olmanın, onun hukuki konulardaki yaklaşım tarzına tanık olmanın kazandırdığı meleke olmuştur.

21- Rey ne demektir? Cevap: Sahabeler, hakkında nas bulunmayan konularda bazen Hz. Peygamber dönemindeki bir olayla benzerlik kurmuşlar bazen de fayda ve maslahat açısından konuya yaklaşarak uygun gördükleri çözümü benimsemişlerdir. Yaptıkları ictihad faaliyeti genel olarak rey adı altında ifade edilmiştir.

22- Sahabeler arasındaki görüş ayrılıklarının sebepleri nelerdir?
 Cevap: *Kuran ve Sünnet nasları delalet açısından, her zaman aynı kesinliğe sahip değildir.*Sahabelerin sünnet konusundaki birikimleri aynı seviyede değildi.*Her sahabenin zihin yapısının ve hukuki melekesinin farklı olması. * Sosyal çevre farkı.

23- Sahabe döneminin temel özellikleri nelerdir?
Cevap: Öncelikli olarak bu dönemde Kuran ve Sünnet nasları hukuki açıdan yorumlanmış, sonraki dönemlere intikal edecek bir birikim meydana getirmiştir. Nasların hukuki yorumunun yanında sahabe fetvaları da tespit edilerek sonraki dönemlere kaynak teşkil etmiştir. Dönemin diğer önemli özelliği de siyasi gruplaşmanın hukuki anlayış üzerindeki tezahürleridir. (hariciler, şia, ehlisünnet ve-l cemaat) 

24- Tabiun dönemi hakkında bilgi veriniz?
Cevap: Sahabeden sonraki nesli ifade etmektedir. Bu dönemin önemli bir bölümü Emeviler in iktidarı zamanına denk geldiği için emeviler dönemi olarak da adlandırılmaktadır. Tabiun dönemi fıkıh hareketleri içersinde mevali adı verilen, Arap kökenli olmayan alimler önemli rol oynamışlardır.

25- Tabiun döneminde ilk akla gelen hukukçular kimlerdir?
Cevap: Medine?de Said b. MüseyyibMekke?de Ata ve ıkrimeKufe?de Alkame b. Kays, ıbrahim en-Nehai ve Said b. Cübeyr

26- Tabiun dönemi hukukun kaynakları nelerdir?Cevap: Kitap, Sünnet, Sahabenin icmaı, ıctihad (rey)

27- Tabiun dönemi temel özellikleri nelerdir?  Cevap: Tabiun döneminde ıslam hukukunun gelişimi açısından dikkat çeken en önemli özellik, hukuk alanında ekolleşmelerin ortaya çıkmasıdır. Hicaz ve Irak ekolleri?

28- ıki ekol arasında bilgi? Cevap: Hicaz müctehidlerinin çoğunu hadis ehli, Irak müctehidlerinin çoğunu rey ehli oluşturur.

29- ıki ekol arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?
Cevap: Her iki grupta hadisin bağlayıcı bir hukuk kaynağı olduğu, ictihad ve reyin de nas bulunmayan konularda kullanıldığında anlaşmaktadırlar. Ancak rey ehli fıkıhçılar, nasların akılla anlaşılabilir illetlere dayandığını ve insanların maslahatını gerçekleştirmeyi hedeflediğini düşünmektedir. Naslara bu bakış açısıyla yaklaştıklarından nas bulunmayan yerde rey lerini kullanarak ictihad etmekten kaçınmazlardı. Buna karşın hadis ehli , bütün çabalarını hadislerin ve sahabe fetvalarının ezberlenip anlaşılmasında yoğunlaştırmışlardır.

30- ıki ekol arasındaki zihniyet farkını bir örnekle anlatınız?
Cevap: Hz. Peygamber?in hadislerinde 40 koyunda 1 koyunun zekat olarak verilmesi, fıtır sadakası olarakta bir ölçek hurma yada arpa verilmesini istemektedir. Bu hadislerin akılla anlaşılabilir illetlere dayandığını düşünen rey ehli fıkıhçılar bunları ayni olarak vermesini şart koşmayıp aynı değerde kıymetlerinin ödenmesiyle nassın amacının gerçekleştirmekte olduğunu düşünürken; hadis ehli fıkıhçılar ayni olarak verilmesini şart görmüştür.

31- Hicaz bölgesinde hadisin, Irak bölgesinde rey in yoğunlaşmasının sebebi nedir?
Cevap: *Hicaz bölgesinde hadisler ve sahabe fetvalarından oluşan fazla miktarda nakle dayalı fıkıh materyali bulunuyordu. Irak bölgesinde ise bu yoğunlukta rivayet malzemesi yoktu. *Siyasal kamplaşma sonucu ortaya çıkan kamplaşmanın Irak ta yoğun bir etkisi vardı. Kimi gruplar kendi ideolojisi doğrultusunda hadis uydurmaktan çekinmiyordu. Bu durum Iraklı hukukçuları rivayetlerin kabulü konusunda titiz davranmaya yönlendiriyordu. *Irak bölgesindeki gündelik yaşam ve sosyal çevre, Hicazda rastlanmadığı ölçüde karmaşık bir yapı arz ediyordu. Dolayısıyla çözülmesi gereken çok sayıda mesele ortaya çıkıyordu.

32- Müctehid imamlar dönemi hangi zaman dilimini kapsar?
Cevap: Hicri ikinci asrın başlarından itibaren dördüncü asrın ortalarına kadar uzanan zamandır.

33- Müctehid imamlar döneminin diğer adları nelerdir?
 Cevap: ıslam hukukunun oluşum sürecinde oldukça önemli merhalelere sahne olan bu zaman için ?fıkıhın altın çağı? ve ?tedvin dönemi? gibi nitelemeler de kullanılır.

34- Müctehid imamlar döneminde fıkıh çalışmalarının yoğunluğunun ve itibarının artmasının nedenleri nelerdir? Cevap: *Abbasiler, toplum üzerinde meşruiyet kazanmak ve etkinliklerini artırmak amacıyla dini konulara ve ilim adamlarına ilgi göstermiş ve bu alanda çalışmaları teşvik etmiştir.  *ıslam ülkesinin sınırlarının yayılmasıyla, ıslama yeni giren, farklı gelenek ve kültürlere sahip insanların ameli konularla ilgili birçok hükmü öğrenme ihtiyacı hissetmesi. *Kuran ve Sünnetin hukuki yorumlarının yapılmış olması, sahabe ve tabiun fukahasının fetva ve ictihadlarında oluşan birikimlerin, onlara ıslam hukukunun tedvini ve sistemleştirilmesi konusunda zemin hazırlamıştır. *Bu dönemde hukuki konularda üstün yeteneklere sahip kabiliyetli hukukçular yetişmiş ve bunların etrafında ?mezhep? adıyla anılan hukuki yapılanmalar gerçekleşmiştir.

34- Müctehid imamlar döneminde hukukun kaynakları nelerdir? Cevap: Kitab ve Sünnet, sahabe icmaı, sahabenin bireysel ictihadları, rey.

35- Müctehid imamlar döneminin temel özellikleri nelerdir? Cevap: Bir önceki dönemde ekolleşmeler yaşanmışken bu döneme o ekollerin içersinden şahıs merkezli yeni bir hukuki yapılanma doğmuştur. (mezhep). Fıkıhın tedvin edilmesi bu dönemin diğer bir özelliğidir. Fıkıh usulünün tedvinine de bu dönemde başlanmıştır.

36- Günümüze ulaşan ilk fıkıh usulü örneği? Cevap: şafii?nin Er-Risale adlı eseri.

37- Mezhep merkezli dönem hangi zamandadır ve diğer adı nedir? Cevap: Hicri dördüncü asrın ortalarından itibaren başlayıp, kanunlaştırma hareketleri ve yenileşme arayışlarının yaşandığı 19.yy sonlarına kadar sürmüştür. taklid dönemi

38- Usül terminolojisinde taklidin açıklamasını yapınız? Cevap: Delilini bilmeksizin bir başkasının görüşüyle amel etmek.

39- Bu dönemin ıslam hukuku tarihi açısından en önemli vasfı? Cevap: Hukuki faaliyetlerin artık mezhep yapılanmalı çerçevesinde sürdürüleceğinin tüm toplum tarafından benimsemiş olmasıdır.

40- Müctehid imamlar döneminin akabinde mezhep yapılanmasının yaygınlaşmasını ve yerleşmesini sağlayan faktörler nelerdir? Cevap: *Hukukta istikrar ihtiyacı önemli ölçüde kendini hissettiriyordu. *Kurucu hukukçuların öğrencilerinin, hocalarının görüşlerini sistemleştirme ve yaymadaki gayretleri de ekolleşmeyi hızlandırmıştır. * Müctehidlerin ıslam hukukunun tüm konuları ile ilgili görüşlerinin yazılı kaynaklarda bir araya getirilmesi, hem hukuk öğrenimini kolaylaştırmış hem de mezhep yapılanmasına katkı sağlamıştır.

41-Mezhep merkezli dönemin temel özellikleri nelerdir? Cevap: *Bu dönemde mezhep kurucuların ictihad ve yorumları sistemleştirilmiş, bunlardan bir takım genel kurallar çıkarılmış, bu kurallar ışığında da bir çok yeni mesele hükme bağlanmıştır. (tahric) *Bu dönemde, karşı karşıya kalınan somut meselelerle ilgili üretilen çözümleri bir araya getiren fetava, nevazil ve vakıat? türü eseler önemli bie yekun tutmaktadır. *Dönemin bir diğer özelliği hukuki alanda kendini gösteren örfi hukuk ve kanunname geleneğidir.

42- Kanunlaştırma hareketleri ve yenileşme arayışlarının ortaya çıkış sebebi nedir? Cevap: ıslam dünyasının modernleşme sürecine girmesiyle, bir çok alanda olduğu gibi hukuki alanda da tartışmalar ve arayışlar kendini göstermiştir. Bu aşama ile de kanunlaştırma hareketi ortaya çıkmıştır.

43- Mecelle hakkında bilgi veriniz? Cevap: Asıl adı Mecelle-i Ahkam-ı Adliye 1869-1876 yılları arasında hazırlanmış 1852 maddelik bir kanundur. Esas itibariyle eşya, borçlar ve yargılama hukukuyla ilgili kısımları kapsamaktadır. ıslam hukukunda kanunlaştırma hareketinin ilk örneğidir. Hanefi mezhebine bağlı olarak hazırlanmıştır. Kaynakları ve muhtevası itibariyle ıslam hukukuna dayanan Mecelle, form itibariyle Batı kanunlarını örnek almıştır.

44- Mecellenin akabinde ıslam hukukuna dayalı ikinci kanun? Ve Mecelleden farkı? Cevap: 1917 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk-i Aile Karnamesi?. Hazırlanışı esnasında Hanefi mezhebi dışındaki diğer mezheplerin hatta mezhepleşememiş Müctehidlerin ictihadlarından da yararlanılmıştır.
HAZIRLAYAN RUMUZ=DER82
İSLAM HUKUKUNA GİRİş 3.ÜNıTE SORU-CEVAPLARI HUKUK EKOLLERİ

1- İslam hukukçularının ihtilaf sebeplerinden kısaca bahsediniz? Cevap: * Nassların metinlerinin farklı şekilde anlaşılması, hükümde görüş ayrılıklarına yol açmıştır. Burada ağırlıklı olarak dilin yapısı ve özellikleri devreye girmektedir. *Sünnetle ilgili malzemenin tespiti. ıslam hukukçularının sünnet konusundaki birikimlerinin farklı olması. * Hadisler tedvin edildikten sonra ise hadisin güvenilirliğini tespite yönelik ayrılıklar. * ıslam hukukçularının delil ve yöntemlerin kaynak değeri konusunda farklı düşünmeleri. * ıslam hukukçularının farklı kavrayışlara sahip olması. *ıslam hukukçularının bulunduğu sosyal çevrelerin farklı olması. Bu duruma örnek ımamı şafinin Irak?tayken benimsediği görüşlerin bir kısmını Mısır da iken değiştirmiş olması.
*Siyasi yönelim farklılıklarının fıkhi eğilimler üzerindeki etkisi. Örnek; büyük çoğunluğun ehlisünnet vel-cemaat olmasının yanında Hariciler ve şiiler de ortaya çıkmıştır.

2- ıhtilafuz zaman ve ıhtilaful burhan ne demektir? Cevap: ıhtilafuz zaman ?şartların ve çevrenin farklılığından kaynaklanan ihtilaf?ıhtilaful burhan delil ve yöntem farklılığından kaynaklanan ihtilaf

3- İslam hukuk ekollerinin sınıflandırılmasını anlatınız? Cevap: -Ehlisünnet adı verilen büyük çoğunluk iki gruba ayrılır. * Yaşayan Sünni hukuk ekolleri: ?dört mezhep? Hanefi, şafii, Maliki, Hanbelî* Günümüze dek varlığını sürdürememiş Sünni hukuk ekolleri: Evzai, Sevri, Leys, Taberi, Zahiri? Sünni hukuk ekolleri dışında şii ( Zeydi, Caferi ve ısmaili) ve Harici (ıbazi) ekolleri

4- Hanefi ekolü kurucusu hakkında bilgi? Cevap: Kufe nin önde gelen hukukçusu, Rey ekolüyle adı özdeşleşmiş bir müctehid olan Ebu Hanife Numan b.Sabit etrafında şekillenmiş bir ekoldür. ımamı azam (büyük imam) olarak ta bilinir. 699 da Kufe de doğmuş 767 de Bağdat?ta vefat etmiştir. Geçimini kumaş ticareti yaparak sağlamaktaydı. Gerek kelami meselelerle ilgilenmesi neticesinde gelişen akıl yürütme yeteneği, gerekse ticari faaliyetleri esnasında edindiği sosyal hayata ilişkin tecrübe ve birikim hukuk nosyonuna katkı sağlamıştır.

5- Ebu Hanife nin hocası kimdir? Cevap: Kufe?nin önde gelen fakihlerinden Hammad b.Ebi Süleyman. Hocasının vefatı üzerine ilim halkasının başına geçmiştir.

6- Ebu Hanife nin ilmi silsilesini yazınız? Cevap: Hammad->ıbrahim en-Nehai ->Esved ve Alkame aracılığıyla Abdullah b.Mesud-> Hz Ali

7- Ebu Hanife nin fıkıhta takip ettiği metot nedir? Cevap: Önce Kitaba, sonra Sünnete müracaat ederdi. Bu ikisinde delil bulamazsa Sahabe görüşleri hakkında tercih yapardı. Konuyla ilgili sahabe görüşü yoksa tabiun ictihadlarını bağlayıcı kabul etmez kendi ictihad ederdi. Kitab-Sünnet-Sahabe kavli-ıctihad(kıyas ve istihsan)

8- hiyel hakkında bilgi veriniz? Cevap: Çözüm ve çare demek olan hile sözcüğünün çoğuludur. Arzu edilmeyen sonuçların, yine hukuk içersinde kalarak ve hukukun imkânları içinde aşılması. Ebu Hanife?nin hukuk anlayışında birçok hiyel örneklerine rastlanır. 9- Ebu Hanife 'ye atfedilen eserler nelerdir? Cevap: El-fıkhül ekber, el-fıkhül esbat, el-vasiyye, el-alim vel müteallim?, risale ila Osman el-betti daha ziyade akait içerikli risalelerdir. Kendisinden rivayet edilen hadisleri içeren ?Musnedü Ebu Hanife?.

10- Ebu Hanife nin önde gelen dört öğrencisi kimlerdir? Cevap:*Ebu Yusuf Yakub b. ıbrahim, Muhammed b. Hasen eş-şeybani, Züfer b. Hüzeyl ve Hasen b. Ziyad. Ebu Yusuf ve Ebu Muhammed Hanife?nin ardından 2.ve 3.imam kabul edilmişlerdir.** Literatürde Ebu Hanife ve Ebu Yusuf için şeyhayn, Ebu Muhammed ve Ebu Yusuf için imameyn ya da sahibeyn, Ebu Hanife ve Ebu Muhammed için ?tarafeyn? tabiri kullanılır.

11- Ebu Yusuf un bize kadar intikal eden eserleri nelerdir? Cevap: Kitabül asar, Kitabü?l harac, ıhtilafü Ebu Hanife ve ıbn. Ebi Leyla, Er-rad siyeri-l Evzai

12- şeybani nin eseleri? Cevap: ıki grup ta toplanır. Zahirur-raviye(mesailül-usul) ve Nadirur raviye (mesailün nevadir)Zahirür raviye eserleri el asl ya da el mesbut, el cemiül kebir, el cemiüs sağir, es siyerül kebir, es siyerüs sağir ve ez-ziyadat?Nadirür raviye eserleri ?keysaniyyat, haruniyyat, cürcaniyyat, rakkiyyat ve ziyadatü?z ziyadat

13- Hanefi ekolünün yayıldığı coğrafya? Cevap: Abbasiler ve Osmanlı zamanında resmi mezhep kabul edilmiştir. Umumiyetle Türk coğrafyasında ve Türkler aracılığıyla Müslümanlaşmış bölgelerde oldukça yaygındır. Mısır ve Kuzey Afrika?da yaygınlık kazanamamıştır.

14- Maliki ekolü kurucusu hakkında kısa bilgi veriniz? Cevap: ımamı Malik adıyla tanınan Malik b.Enes el-esbahi etrafında şekillenmiştir. 713?te Medine de doğmuş 795?te Medine?de vefat etmiştir. Asıl itibariyle Yemen kökenlidir.

15- ımamı Malik?in hocaları kimlerdir? Cevap: Fıkıhta başlıca hocası Rebia b.Ebi Abdirrahman dır. Hadis konusunda Nafi, ıbn şihab ez zühri, Ebuz Zinad ve Yahya b.Said el-ensari hocalardan faydalanmıştır. Hocaları içerisinde 13 yıl boyunca derslerine devam ettiği Abdurrahman b. Hürmüz?ün ayrı bir yeri vardır.

16- ımamı Malikin ictihadlarında kullandığı kaynaklar nelerdir? Cevap: Önce Kitap ve Sünnete dayanırdı. Ancak ahad haber ile Medine ameli arasında çatışma görürse Medine ameline öncelik verirdi. Hakkında nas bulunmayan konularda kıyas ve mürsel maslahatla amel ederdi.

17- ımamı Malik?in eserinin adı nedir?
Cevap: Muvatta.

18-ımamı Malik in öğrencileri? Cevap: Abdurrahman b. El-kasım, Abdullah b.Vehb, Eşheb b.Abdulaziz, Abdullah b. Abdulhakem, Asbağ b.Ferec ve Muhammed b.Abdullah b.Abdulhakem.

19- ımamı Malik?in görüşlerinin aktarılmasında Muvattadan sonra en önemli kaynak hangisidir? Cevap: El-Müdevvenetü?l Kübra.

20- Maliki ekolünün yayıldığı coğrafya? Cevap: Önce Hicaz bölgesinde yayılmış daha sonra Kuzey Afrika ülkeleri ve Endülüste yaygınlaşmıştır. Günümüzde Kuzey Afrika ülkeleri, Moritanya ve Nijerya bölgesi Maliki?dir.

21-şafii ekolünün kurucusu hakkında bilgi veriniz? Cevap: Ekolün kurucusu 767 de Gazze?de doğan 819?da Mısır?da vefat eden ımam Muhammed b.ıdris eş-şafii?dir. Aslen Kureyşlidir. Gerek Hicaz gerekse Irak ekollerinin görüşlerini öğrenme fırsatı bulan imam şafii, kendine has bir metot ve hukuk anlayışı geliştirmiştir. Ömrünün son dönemlerinde Mısır?a yerleşerek eserlerini düzenlemiş ve görüşlerini yaymıştır. Mısır?da bulunduğu dönemde Irak?ta benimsediği bazı görüşlerini değiştirmişti. Bu bakımdan Irak?taki görüşleri için ?mezhebi kadim? (eski mezhep), Mısır?daki görüşlerine ?mezhebi cedid? denilir.

22- ımamı şafii?nin hocaları?Cevap: Müslim b.Halid, ımamı Malik, ımamı Muhammed b.Hasen eş-şeybani.

23- ımamı şafii?nin ictihadında başvuru kaynakları nelerdir? Cevap: Önce Kitab ve Sünnete başvururdu. Daha sonra sahabenin ittifak ettiği görüşlere ondan sonra sahabenin ihtilaf halindeki görüşlere başvururdu. Son müracaat ettiği delil ise kıyastır. Ebu Hanefi?nin kullandığı istihsanı ise açık bir dille ve sert bir şekilde reddetmiştir.

24-ımamı şafii?nin eserleri? Cevap: Meşhur Er-Risale eserini Irakta yazmıştır.Hukuk kitabı niteliğindeki eseri el ümm adını taşımaktadır. Günümüze kadar gelen diğer bir eseri ise ihtilafül hadis? tir.

25- ımamı şafiinin öğrencileri? Cevap: Iraktaki öğrencileri Zaferani ve Kerabisi. Mısır?daki öğrencileri Harmele b.Yahya, Buvayti,ısmail El-Müzeni ve El ümmü rivayet eden Rebi b.Süleyman el-Muradi önde gelen öğrencileridir.

26-şafii ekolünün yayıldığı coğrafya?Cevap: Mısır?da Eyyübilerin desteğiyle bir dönem resmi mezhep ilan edilmiştir. Günümüzde Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan, Hindistan, ıran, Filipinler, Malezya, Sri Lanka ve Endonezya gibi ülkelerde yayılmıştır. Ülkemizde de doğu ve güneydoğu bölgesinde önemli sayıda mensubu vardır.

27-Hanbelî ekolü kurucusu hakkında bilgi? Cevap: Kurucusu 780?de Bağdat?ta doğan ve 855te aynı yerde vefat eden ımam Ahmed b.Hanbel eş-şeybanidir. Baskın olan yönü hadisçiliktir. Bu yüzden kimi müellifler Ahmet b.Hanbeli hukukçu olarak kabul etmemişlerdir. şafiinin Bağdat ta olduğu dönemde ondan ders almıştır.

28- Ahmed b.Hanbel?in eserleri? Cevap: Eı-Müsned, Kitabül ılel ve marifeti r rical.

29- Ahmed b. Hanbelin öğrencileri? Cevap: Öğrencilerinin başında oğulları Salih ve Abdullah gelmektedir. Bunların yanında Ebu bekr el-esrem Ahmed b.Hani, Ahmed b.Muhammed El-Merzevi ve Abdulmelik b.Mihram gelmektedir.

30- Ahmed b. Hanbelin başvuru kaynakları? Cevap: Önce Kitab ve Sünnet. ıkinci aşamada Sahabenin ittifak ettiği veya muhalifi bilinmeyen fetvalarını delil olarak kabul ederdi. Daha sonra sahabenin ihtilaf ettikleri görüşlerden naslara en uygun olanı tercih ederdi. Daha kuvvetli bir delil bulamadığı durumlarda da mürsel ve zayıf hadisleri kıyasa tercih ederdi. Son aşamada ise artık mecbur kalınca kıyası kullanırdı.

31-Ahmed b.Hanbel?in fıkhi görüşlerini toplayıp tedvin eden kişi ve eserin adı? Cevap: Ebu bekr El-Hallal. Eserin adı el-cami

32- Hanbelî ekolünün yayıldığı coğrafya? Cevap: Önce Bağdatta yayılmış, daha sonra Hicaz, Suriye ve Mısırda taraftar bulmuştur. Günümüzde S.Arabistanın resmi mezhebidir. Kuveyt ve Körfez ülkelerinde de mensubu vardır.

33-Yaşamayan Sünni hukuk ekollerinden kısaca bahsediniz? Cevap: EVZAı: Ebu Amr Abdurrahman b.Amr el-Evzaiye nisper edilmektedir. Hadis taraftarıdır. Zamanla yerini şafii ve Maliki mezheplerine bırakmıştır.SEVRı: Abu Abdullah Süfyan b.Said es-Sevri kurucusudur. Kufe olup hadis taraftarıdır. Reye karşı olduğu için Ebu Hanife ile arasının pek de iyi olmadığı ileri sürülmektedir.LEYS: Ebu Leys b.Sa?d kurucusudur. Medine?de kendini yetiştirdikten sonra Mısıra gidip oranın hukukçusu olmuştur. şafii ve Maliki mezhepleri karşısında tutunamamıştır.TABERı: Ünlü tefsirci ve tarihçi ıbn Cerir et-Taberaniye nispet edilmektedir. ıhtilafül fukaha adlı eseri günümüze ulaşmıştır.ZAHıRı: Ebu Süleyman Davud b.Ali ez-Zahiri kurucusudur. Önceleri şafii mezhebine mensup olan Zahiri daha sonra kendi fıkıh anlayışını geliştirmiştir. Zahiri ekolünün en önemli savunucusu, ikinci imamı, ünlü Endülüslü bilgin ıbn Hazmdır. el ihkam ve en-nübez adlı eseri vardır.

34- Diğer hukuk ekollerinden şii çevrede gelişen Zeydi ekolü hakkında bilgi? Cevap: Bu ekolün mensupları Hz Hüseyinin oğlu Ali Zeynelabidinin oğlu Zeyd b. Aliyi kabul etmektedirler. Diğer şii grupları Caferiler ve ısmaililer ise Zeyd b.Alinin ağabeyi Muhammed Bakır?ın imam olduğunu savunmaktadır. Zeyd b.Aliye nispet edilen el-mecmu adlı eseri günümüze kadar gelmiştir. Zeydiler günümüzde Yemen?de yaşamaktadırlar. Resmi mezhebidir.

35- Caferi ekolü hakkında bilgi? Cevap: şiilerin en kalabalık grubudur. Hilafetin Hz Alinin soyundan gelen on iki imama has olduğu görüşündedirler. ımamiyye ve isnaaşeriyye adıyla da anılır. Ekol, altıncı imam Cafer es-Sadık a nispet edilir. şii gruplar içersinde mensubu en çok olan ekoldür. ıranın resmi mezhebidir. Ülkemizde de bazı mensupları vardır.


36- İsmaili ekolü hakkında bilgi? Cevap: Cafer es-Sadık tan sonra büyük oğlu ısmailin imam olduğunu savunan ekoldür. Batıniyye adıyla da anılır. Doğu ısmaililer ve Batı ısmaililer olmak üzere ikiye ayrılmışlardır.

37- Harici çevrede gelişen ıbazi ekolü hakkında bilgi? Cevap: Harici gruplar içinde en mutedili kabul edilen ıbaziler, Abdullah b.ıbaza nispet edilir. Ancak bu ekolün ilk teorisyeni olarak onun yerine Cabir b. Zeyd el-Ezdi kabul edilmektedir. 
HAZIRLAYAN RUMUZ= DER82
İSLAM HUKUKUNA GİRİş 4.ÜNıTE SORU-CEVAPLARI İSLAM HUKUKUNUN KAYNAKLARI

1- Hz Peygamberin Muaz b.Cebelle arasında geçen konuşmalarla ifade edilen en genel ve yalın şekliyle ıslam hukukunun kaynakları nelerdir? Cevap: Kitab, Sünnet ve ıctihad.

2- Delil nedir? Cevap: Bir eylemin doğru veya yanlış, gerekli veya yasak olduğu yönünde yargıda bulunmaya imkân veren, bir sonuca ulaşılabilen şeydir.

3- Yöntem nedir? Cevap: Yöntem delil üzerine düşünmenin yollarını gösterir.

4- Delil ve yöntem ayrımının mantığı nedir? Cevap: Delil, oluşumunda beşer katkısı olmayan ve insani eylemlerin hükümlerini içinde barındırdığı düşünülen şeydir. Buna göre delil sadece Kuran ve sünnettir. Yöntem ise bu delillerden hüküm çıkarmak için başvurulan çeşitli yolları ifade eder.

5- İslam hukukunda hükümlerin dayandırıldığı deliller nelerdir?  Cevap: En temelde yüce Allah'ın kitabı Kuran ile Hz Muhammed'in sünnetidir. ıcma?da bu iki delile eklenir. Bu üçünün delil olduğu konusunda bütün ekollerin görüş birliği vardır. Bunlar asli delil olarak adlandırılır.

6- Başlıca yöntemler nelerdir? Cevap: Kıyas, ıstihsan, Istıslah ve sedd-i zeria.

7- Kuran'ın nakline ilişkin temel özellik nedir? Cevap: Onun mütevatir(tevatüren) nakledilmiş olmasıdır.

8- Tevatür ne demektir? Cevap: Yalan üzerinde birleşmesi aklen mümkün olmayan bir sayıdaki topluluğun, yine kendileri gibi bir topluluktan nakilde bulunması anlamına gelir ve Kuran bu şekilde nakledilmiştir.

9- Kuran-ın Arapça olması ile ilgili olarak karşılaşılan iki problem nedir? Cevap: Arapça?dan başka bir dille namazda kıraat olur mu? (Hanefi mezhebi dışındaki diğer mezhepler asla caiz görmezken, Hanefilerde bir nedenle Arapça okumaya güç yetiremeyen kimsenin başka bir dile kıraat edileceği yönünde görüşler vardır)ıkincisi Kuran tercümesinden hüküm çıkarılır mı? (Tercümeden hüküm çıkarmanın sağlıklı bir yol olmadığı görüşünde birleşilmiştir. Hatta Fahrettin Razi gibi kimi usulcüler Arap dilini öğrenmenin farz-ı kifaye olduğunu ileri sürmüşlerdir.

10- Kuran-ın inanç, ahlak, hukuk ve ibadet alanındaki ayetleri hangi ilimlerin işlevidir. Cevap: Kuran-ın inanç alanındaki ayetleri kelam ilminde, ahlak alanındaki ayetleri tasavvuf ilminde, ibadet ve hukuka ilişkin ayetleri de fıkıh ilminde sistematize edilmiştir.

11- Kurandaki mevcut düzenlemelerden hareketle şeriatın/hukukun korunmasını istediği beş temel amaç nedir? Cevap: Canın korunması, aklın korunması, dinin korunması, neslin korunması, malın korunması 12- Sünnet nedir?Rivayet bakımından kaça ayrılır Cevap: Sünnet fıkıh usulünde Hz Peygamberin söz, fiil ve takrirleri olarak tanımlanır ve rivayet açısından mütevatir, meşhur ve ahad olmak üzere üçe ayrılır.

13- Rivayet açısından sünnetlerin tanımını yapınız? Cevap: Mütevair sünnet, yalan üzerinde birleşmeleri düşünülemeyen bir sayıdaki topluluğun kendileri gibi bir topluluktan naklettiği sünnettir. Kesin bilgi ifade eder.Meşhur sünnet, ilk tabakada ahad iken sonraki tabakada mütevatirin niteliğine sahiptir. Kesin bilgi ifade etmemekle birlikte Peygambere aidiyeti konusunda çok güçlü bir kanaat ifade eder.Ahad sünnet ise bütün tabakalarda tevatür sayısına ulaşmayan kişilerce nakledilen sünnettir. Kabulü konusunda ekoller arasında görüş farklılığı vardır.

14- es-Sünnetü kadıyetün alel Kitab sözünün açıklaması nedir? Cevap: Kuran?ın anlaşılması konusunda sünnete büyük ihtiyaç vardır. Kuran?ın anlam boyutlarını belirlemede Sünnetin önemli bir rolü vardır. Yalnız bu söz, Sünnetin Kuran?ın önüne geçilmesi ve ondan daha önemli kılınması gibi bir amaç ve içeriğe sahip olmamıştır. 

15- Sünnette Kuran gibi vahiy midir? Cevap: Kuranın vahy-i metluv (tilavet edilen, okunan vahiy) olarak, Sünnetin ise vahy-i gayri metluv (tilavet edilmeyen, okunmayan vahiy) olarak isimlendirilmesi Sünnetinde vahiy kapsamında değerlendirildiğini göstermektedir.

16- İslam âlimleri arasında sünnet konusunda ki anlaşmazlığın nedeni nedir? Cevap: ıslam âlimleri arasında Hz Peygamberin sünnetine uyma, onu delil ve örnek alma konusunda bir görüş ayrılığı mevcut değildir. Görüş ayrılığı sünnetin anlaşılması ve yorumlanması gerektiği konusundadır.

17- ıcmaın terim anlamı nedir? Cevap: Muhammed ümmetinden olan müctehidlerin O?nun ölümünden sonraki herhangi bir devirde şer?i bir meselenin hükmü üzerine görüş birliği etmeleridir.

18- Sükuti icma ve sarih icma nedir? Cevap: şer?i bir mesele hakkında bir veya birkaç müctehidin görüş belirtmesinden sonra o devirdeki müctehidlerin bu görüşten haberdar oldukları halde, aynı yönde kanaat bildirmemekle birlikte inkâr veya itiraz etmemesine sükuti icma denir. Sarih icma ise müctehidlerin tek tek açıkladıkları görüşlerinin aynı noktada buluşması yoluyla meydana gelir.

19- ıcma hangi fikir üzerine temellenmiştir? Cevap: ıcma, gerek ayetlerde gerek hadislerde yer alan ve Muhammed ümmetinin farklılığına ve üstünlüğüne vurgu yapan ifadelerin toplamından çıkan ?ümmetin yanılmazlığı? fikri üzerine.

20- ıcmaın konusu? Cevap: şarinin (Allah) hitabının bir sonucu olarak, hakkında farz, vacip, sünnet, haram, mübah veya mekruh gibi nitelikler atfedilebilen hususlar icma ın konusu olabilir.

21- ıcmaın rüknü? Cevap: ıcma ın rüknü, yani mahiyetini oluşturan öz, ittifak yani görüşlerin bir noktada buluşması.

22- ıcmaın mertebeleri? Cevap: * Sahabe icmaı * Sonrakilerin, sahabenin ihtilafı bulunmayan bir konudaki icmaı* Sonrakilerin, sahabelerin ihtilaf ettiği bir konuda mevcut görüşlerden biri üzerindeki icmaı (tartışmalıdır) * Gerçekleştikten sonra içlerinden birinin vazgeçtiği icma. (bu da tartışmalıdır)

23- ıcmaın kuvvet açısından birinci sırada yer almasının sebebi nedir? Cevap: Kitab ve sünnetin aksine icmaın nesih ve tahsise, yorum ve ihtimale açık olmamasıdır.

24- ıcmaın işlevi nelerdir? Cevap: *?muhafaza? ibadet ve ibadet içerikli konularda Hz Peygamberden intikal eden ve sahabede somutlaşan mevcut anlayış ve uygulamaları korumak ve sürdürmek*?bağlayıcılık? özellikle hukuk alanına ilişkin olmak üzere, yeni karşılaşılan problemlerde ortak ve bağlayıcı karar alabilmek*?kamu otoritesini sınırlamak? aynı zamanda mevcut anlayış ve uygulamayı, yöneticilerin değiştirme girişimine karşı korumak suretiyle bir anlamda onların otoritelerini sınırlamak *?bazı usul konularının meşruiyetini sağlamak? meşruiyetini ispatlamak ve temellendirmek

25- Istıshab nedir? Cevap: Mevcut olan bir şeyin aynı şekilde devam etmesi, diğer bir ifadeyle, daha önce varlığı bilinen bir durumun, aksine delil bulunmadıkça, varlığını koruduğuna hükmedilmesi demektir.

26- Gazalini ıstıshaba bakış açısı?
Cevap: Gazali başta olmak üzere kelamcı usülcüler ıstıshabıda asli deliller arasında zikretmişler, Kitab, Sünnet ve ıcmadan farkını belirtmek üzere de bunların nakli delil, ıstıshabın ise akli delil olduğunu söylemişlerdir.

27- Eşyada aslolan ibahadır ilkesinin anlamı nedir?
Cevap: Naslarda bir belirleme olmadığı sürece ve diğer delil ve yöntemlerle hükmü belirlenmediği sürece bir davranışta bulunmanın veya bir şeyden yararlanmanın mübah olmasıdır.

28- Beraet-i zimmet asıldır ilkesinin anlamı nedir? Cevap: Aksi yönde bir delil bulunmadıkça herkesin suçsuz ve borçsuz kabul edilmesidir.

29- Asli delillerin uzantısı olan deliller nelerdir? Cevap: *Önceki şeraitler: Hanefi ve Maliki usulcüler, red ve inkar edilmeksizin Kuran ve Sünnette eski şeraitlere ait olduğu bildirilerek yer alan hükümlerin Müslümanları da bağladığını kabul eder.* Sahabe sözü: Kabul edenler açısından sahabe sözü bağımsız bir delil olmayıp , özellikle sünnetin bir eki, uzantısı mahiyetindedir.* Medine ameli: Maliki ekolü Medine ehlinin uygulamasına bir değer atfetmiş ve onu hüccet olarak görmüştür. Bu ekolün dışında kalan usulcülerin büyük çoğunluğu ise Medine uygulamasına özel bir değer atfetmemişlerdir. Kabul edenler açısından Medine ameli, sünnetin veya icmaın bir eki, uzantısı mahiyetindedir.

30- Kıyas nedir? Cevap: Sözlükte mukayese etmek, benzetmek demektir. Hanefi usulcüleri tanımına göre kıyas ?sırf dil yoluyla idrak edilemeyen ortak bir illet (hükmün konuluş gerekçesi) sebebiyle asıldaki (üzerine kıyas yapılan ayet ya da hadis) hükmü fer?e de (hükmü naslarda açıkça bulunmayan mesele) vermek demektir. (ancak böyle anlatılabilirdi)

31- Kıyasın rüknü kaçtır? Cevap: Asıl, fer?, aslın hükmü ve ortak illet olmak üzere dört rüknü vardır.

32- Kıyasın rükünlerini bir örnekle açıklayınız?
Cevap: Bir ayet şarabın haramlığı hükmünü getirmekte, rakı konusunda bir açıklamada bulunmamaktadır. Rakının hükmünü bulmak için yapılacak kıyas işlemi açısından bu ayet ?asıl?, ayetin şarabın değerine atfen taşıdığı haramlık niteliği ?aslın hükmü?, şarabın haramlığı hükmünün konuluş gerekçesi olan sarhoş edicilik özelliği ?illet?, hükmü bulunmaya çalışılan rakı ise ?fer? ?dir.Bu kıyas işlemi sayesinde naslarda hükmü açıkça belirtilmemiş bir meselenin hükmü bulunmuş olmaktadır.

33- Mansus illet ve müstenbat illet nedir?
Cevap: Asıldaki hükmün konuluş gerekçesi bazen açıkça belirtilmiş olur. Buna mansus iller denilir. Çoğu kere ise asılda sadece hüküm belirtilir, hükmün illeti yer almaz. Asılda açıkça yer almayan ve fakihler tarafından bulunup çıkarılacak olan illet ise müstenbat illettir.

34- Usulcülerin kıyas hükmü isbat etmez, izhar eder sözü neyi anlatmaktadır? Cevap: Kıyas işlemi bir hükmün ilkten konulması (isbat) değil, asılda potansiyel olarak var olan hükmün açığa çıkarılması anlamındadır.

35- Kıyası kabul eden ve reddeden usulcüler? Cevap: Kıyas?ın meşru bir yöntem olduğu Sünni ve Mutezili usulcülerin geneli tarafından kabul edilir. Çünkü bunlara göre sınırlı sayıdaki nasları, sınırsız hayat olaylarına yetiştirmenin başka yolu yoktur. Özellikle Zahiriler ve şia kıyası şiddetle reddederler.

36- ıstihsan hakkında bilgi veriniz? Cevap: Sözlükte güzel bulmak anlamına gelir. Mahiyetini en iyi yansıttığı düşünülen tanım: bir meseleye, daha kuvvetli bir anlam sebebiyle, o meselenin benzerlerinin hükmünden farklı bir hüküm vermektir.? Fakihin, özel durumu nedeniyle bir meseleye, ana kuraldan ayrılarak, özel bir hüküm vermesin istihsan denir. Bu anamda istihsan özellikle reyciliği ile tanınmış olan Hanefi ve Maliki ekollerinde kullanılmıştır.

37- Ana kuraldan ayrılmayı meşru kılan sebepler nelerdir?
Cevap: *kurala aykırı olan bir nassın bulunması (unutarak yiyip içme), *ıcmaın bulunması, *Zaruretin bulunması

38- Istıslah nedir? Cevap: Genel olarak maslahatı mürseleyi dikkate alma, ona göre hüküm verme anlamına gelir. Maslahat, asıl itibariyle, yararı sağlama veya zararı gidermeden ibarettir.

39- Gazaliye göre maslahat nedir? Cevap: şerin amacını koruma. şerin insanlara ilişkin olarak amacı, onların din, can, mal, nesil ve akıllarını korumak olmak üzere beş noktada toplanabilir.

40- Mahiyeti ve gücü açısından maslahat kaça ayrılır? Nelerdir? Cevap: Zaruriyyat, Haciyyat ve Tahsiniyyat olmak üzere üç kısma ayrılır?Zaruriyyat: Din ve dünya işlerinin varlığı için zorunlu olan bunlar olmadığı takdirde fesat ve kargaşanın doğacağı maslahatlardır. (din, can, akıl, nesil ve malın korunması)Haciyyat: Kolaylık sağladığı için ihtiyaç duyulan, bulunmadığı takdirde genelde sıkıntı ve güçlüklere yol açan maslahatlardır. Tahsiniyyat: Bir zaruret ve ihtiyaca ilişkin olmamakla birlikte güzelleştirme, süsleme, kolaylaştırma, gündelik ilişkilerde, adet ve muamelelerde en güzel yöntemlerin uygulanması kabilinden olan konular ise bu mertebede yer alır. Mesela temizlik ile ilgili hükümler ?.

41- şariin dikkate alıp almaması açısından maslahatlar kaça ayrılır? Nelerdir? Cevap: Muteber, mülğa ve mürsel olmak üzere üç kısma ayrılır.Muteber maslahatlar: şari?in dikkate aldığı ve o doğrultuda hüküm düzenlediği maslahatlardır. Kıyas işleminde bu maslahatlar göz önünde tutulur. Mesela sarhoş edici her içecek veya yiyecek, şaraba kıyasla haramdır.Mülğa maslahatlar: şari?in dikkate almadığı, geçersiz saydığı maslahatlardır. Mesela, şarap elde edilmesin diye bağcılığın yasaklanması bu türden, geçersiz bir maslahattır.Mürsel maslahatlar: Geçerli ya da geçersiz kılındığına ilişkin muayyen bir nassın bulunmadığı maslahatlardır. Usulcüler arasında tartışma konusu olan maslahat, bu tür maslahattır.

42- Istıslah hangi durumda devreye girer? Cevap: Istıslah ilke olarak karşılaşılan olayın hükmünün naslarda veya icmada bulunmaması ve kıyas yöntemiyle bulunamaması durumunda devreye girer.

43- Istıslahı hangi usulcüler kullanır? Cevap: Daha çok ımamı Malik ve Malikiler ile son dönemlerde Hanbelilerin kullandıkları, diğer usulcülerin buna sıcak bakmadıkları yaygın bir kanaattir.

44- Sedd-i Zerai nedir? Cevap: Kötü ve zararlı bir sonuca götüren şeylerin yasaklanması, engellenmesi anlamındadır. Daha çok Maliki ve Hanbelîlerin kullandığı bir yöntemdir. 
BıSMıLLAHıRRAHMANıRRAHıM
ıSLAM HUKUKUNA GıRış 5. ÜNıTE SORU CEVAP -LEYLİCAN-

1.Fıkıh ve fıkıh usulü kısaca nelerle ilgilenir? Fıkıh : tek tek fiillerin hükümlerinin ne olduğuyla ilgilenir.Fıkıh usulü : hükmün ne olduğu ve kısımlarının nelerden ibaret olduğuyla ilgilenir.

2.Hükmün temel unsaurları nelerdir?
* hükmün kendisi *hükmü koyan hakim *hükmün muhatabı olan mükellef * hükme konu olan fiiller


3.hüküm özü olarak nasıl tanımlanır?
ALLAHın hitabı

4.Hüküm kaç kısma ayrılır?
2 kısıma. 1) teklifi hükümler 2)Vaz?i hükümler

5.teklifi hükümler nelerden oluşur?
Bir yükümlülük içeren ya da mükellefi bir fiili yapıp yapmamakta serbest bırakan hükümlerden oluşur.

6.Vazi hükümler nelerden oluşur?
Bir yükümlülük içermeyen , teklifi hükümlerin varlığı ya da yokluğunun bağlandığı hükümlerden oluşur.

7.Aklın hükme ulaşmaın bir yolu olmadığı konusundaki görüşler nelerdir?
Usulcülerin çoğunluğu hükmün kaynağın ilahi hitap ,hükmü koyma yetkisinin de ALLAH a ait olduğunu ve aklın hükme ulaşmanın bir yolu olmadığı konusunda aynı kanaattedirler.Mutezile usulcüleri ise bu konuda akla sınırlı bir alan açmaya teşebbüs etmişlerdir.

8.ehliyete sahip olmak ne anlama gelir?
Hükmün muhatabı olan mükellefin, şer?i hükümler ile yükümlü olması gerektiren özelliğidir.

9.Ehliyet kaça ayrılır?
Vücub ve eda ehliyeti olarak 2ye ayrılır.

10. VÜCUB EHLıYETı nedir ,temeli ne oluşturur?
kişinin bir takım haklara sahip olmasını sağlayan vücub ehliyetinin temelini insanın hayatta olması oluşturur.

11.EDA EHLıYETı nedir ve neye bağlıdır?
Kişinin haklarını kullanmasını sağlayan bu ehliyet akıl ve temyiz gücünün varlığına bağlıdır.

12.Ehliyet arızaları nedir?
Tam ehliyete sahip olduktan sonra bu ehliyeti daraltan veya tamamen ortadan kaldıran bir takım durumlar.

13.hükmü tanımlarken usulcüler neleri dikkate almışlardır?
Bir kısım usulcüler HÜKMÜN KAYNAğINIBir kısmı ise MÜKELLEFıN FııLLERıNı dikkate almışlardır.

14.hükmün kaynağını dikkate alarak tanımlayan kelamcı usulcülere göre hüküm nedir?
ALLAHın iktiza veya tahyir ya da vaz yönüyle mükelleflerin fiillerine ilişkin hitabıdır
( arkadaşlar çok karışık görünüyor ama sorular ilerledikçe bu tanımlar yerli yerine oturuyor..endişelenmeyin ;) )

15.hükmü, mükellefin fiillerini dikkate alarak tanımlayan HANEFı USULCÜLERE göre hüküm nedir?
ALLAHın iktiza veya tahyir ya da vaz yönüyle mükelleflerin fiillerine ilişkin hitabının SONUCUDUR !

16.kelamcı usulcüler açısından teklifi hüküm nedir?
ALLAHın mükelleften bir fiili yapmasını veya yapmamasını istemesi yada bir fiili yapıp yapmama konusunda serbest bırakması ile ilgili hitabı.

KELAMCI USULCÜLERE GÖRE ;

17.ıCAB nedir?
şariin mükelleften bir fiili yapmasını kesin bir şekilde istemesine ilişkin hitabıdır.

18. NEDB nedir?
şari?in mükelleften bir fiili yapmasını kesin olmayan şekilde istemesine ilişkin hitabıdır?

19.TAHRıM nedir?şari?in mükelleften bir fiili yapmamasını kesin bir şekilde istemesine ilişkin hitabıdır.20.KERAHE nedir?şari?in mükelleften bir fiili yapmamasını kesin olmayan şekilde istemesine ilişkin hitabıdır.

21. ıBAHA nedir?
şariin mükellefi bir fiili yapıp yapmama konusunda serbest bırakmasına ilişkin hitabıdır.

22.Hanefi usulcülere göre teklifi hüküm nedir?
şariin mükelleften bir fiili yapmasını veya yapmamasını istemesi ya da bir fiili yapıp yapmama konusunda serbest bırakması ile ilgili hitabının sonucudur.Yani ; HANEFıLERE GÖRE HÜKÜM ; hitabın kendisi değil , mükellefin fiillerine ilişkin sonucudur.HANEFı USULCÜLERE GÖRE;23. FARZ veya VACıB nedir?şari?in mükelleften kesin bir şekilde yapmasını istediği fiildir.

24.SÜNNET ve NAFıLE nedir?
şariin mükelleften kesin olmayan bir şekilde yapmasını istediği fiildir.

25.HARAM nedir?şari?in mükelleften kesin bir şekilde yapmamasını istediği fiildir.

26.MEKRUH nedir?
şariin mükelleften kesin olmayan bir şekilde yapmamasını istediği fiildir.

27.MÜBAH nedir?

şariin mükellefi yapıp yapmamakta serbest bıraktığı fiili.

28.ıKTıZA kavramının içine neler girer ?
Önceki sorulardaki tanımların açıklanmasında bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını istemeye yönelik ilk 4 hüküm iktiza kavramının içine girer.

29.TAHYıR kavramını ne ifade eder?
Yapıp yapmama konusunda serbest bırakmayı tahyir kavramı ifade eder.

30.Kelamcı usulcülere göre Vazi hüküm nedir
*şariin bir şeyi başka bir şey için sebep ,şart veya mani kılması yönüyle mükelleflerin fiillerine ilişkin hitabı.31.Hanefilere göre Vaz?i hüküm nedir?şari?in iradesine bağlı olarak bir şeyin başka bir şey için sebep,şart veya mani oluşturmasıdır.

32.Vaz?i hükümler nasıl hükümlerdir?
Teklifi hükümlerin varlığı ile ilgili ikincil hükümlerdir.

33.vazi hükümlerin Teklifi hükümlerin varlığı ile ilgili ikincil hükümler olmasını bir örnekle açıklayınız
.şari güneşin hareketleri ile oluşan vakti ; namaz için SEBEP,abdesti namaz için şART, kadının hayızlı olmasını namaz için MANı kılmıştır.

34.teklifi ve vazi hükümlerin ayrı naslarda olması şart mıdır?
Hayır şart değildir.bazen bu ikisi bir nasta birleşir; bazen bunlardan sadece birisi yer alır.

35.usulcülerin çoğuna göre teklifi hüküm kaça ayrılır?
ıcab,nadb,tahrim,kerahe ve ibaha olmak üzere 5 e ayrılır.

36.hanefilere göre teklifi hüküm kaça ayrılır?
Farz,vacib,sünnet,nafile,haram,mekruh mübah olarak 7 kısma ayrılır.

37.bir fiilin vacib olmasını anlamı nedir?
O fiilin yapılmasının gerekli olması ,yapanın sevap mazeretsiz terk edenin de cezayı hak etmesidir.ınanç açısından ; bunun hak olduğunun kabul edilmesi,inkarının veya hafife alınmasının küfrü gerektirmesidir?.

38.hanefilere göre farz ve vacibi birbirinden ayıran nedir?
Dayandıkları delillerin kat?i veya zanni olması.Buna göre; FARZ; sübutu ve delaleti kati delille sabit olur?Kur?an ve mütevatir ya da meşhur sünnetin sübutu katidir.Delaletlerin de kat?i olması halinde emredilen şey farzdır denilebilir.VACıB ise; zanni delil ile sabit olan fiilin hükmüdür.vacib olan hükümler zan ifade eden haberi vahid ile sabittir?

39.hanefilerin vacip amelen farz gibidirsözünden ne anlamalıyız?
Vacibin yapılması açısından aynen farzdaki gibi yapılmasının gerektiği ,terk edenin cezayı hak etmesidir.

40.Vacibi inkar edenin hükmü ne olur?
Küfrüne hükmedilmez,inkar eden veya hafife alan fasık sayılır.

41.hanefilerin vacip dediği fiilleri diğer usulcüler ne olarak değerlendirir?
örnek veriniz.Farz ya da mendup olarak. Örneğin; fıtır sadakası Hanefilere göre vacip diğerlerine göre farzdır..bayram namazı ve kurban kesme Hanefilere göre vacip diğerlerine göre mendupdur.

42.eda edileceği vakit açısından vacip kaça ayrılır?
Mutlak vacip ve mukayyed vacip olarak 2 ye ayrılır.

43. mutlak vacib nedir?
şariin yapılması için belirli bir vakit tayin etmediği vaciptir

44.mutlak vacibe örnek veriniz.Kefaretler,zaman belirtmeden yapılmış nezirler (adak),ramazan orucunun kazası.

45.mutlak vacibin sonucu nedir?
Hemen yapılmasının gerekli olmamasıdır.mükellef onu istediği vakitte yerine getirebilir?vaktin geçmesi gibi bi durum söz konusu değildir?

46.mukayyed vacib nedir?
şariin yapılması için belirli bir vakit tayin ettiği vaciptirbaşlangıç ve bitiş vakti vardır..bu vakit içinde yerine getirilmezse kaçırılmış,yerine getirilmemiş olurNamaz,oruç ve hac bu türden birer vaciptir

47.mukayyed vacibin türleri nelerdir?
Mukayyed vacipte tayin edilen vaktin yapılması istenen fiile göre 3 durumu vardır..bunlar; MÜVESSA (geniş zamanlı ) vacip, MUDAYYAK (dar zamanlı )vacip, MÜşKıL ZAMANLI vacip?.

48.MÜVESSA ( geniş zamanlı ) vacip nedir?
Vacibin yapılması için belirlenen vakit hem bu vacibin hem de bu vacip türündrn başka bir vacibin yapılmasına imkan tanıyacak kadar genişse buna müvessa vacip denir?.

49.müvessa vacibe örnek veriniz?
5 vakit namaz bu türdendir zira bir namaz vaktinde birden fazla namaz kılmak mümkündür.

50.müvessa vacibin sonucu nedir?
Ancak kendisine özel olarak niyet edilmesi ile geçerli olmasıdır?çünkü vakit başka bir vacibin de yapılmasına imkan verebilecek genişliktedir.mesela öğle namazı vaktinde farz veyanafile cinsinden farklı bi namaza niyet etse niyet ettiği namazı kılmış olur,öğle namazı yerine geçmez

51.MUDAYYAK (dar zamanlı ) vacip nedir?
Vacibin yapılması için belrlene vakit sadece bu vacibin yapılmasına imkan verecek kadarsa buna mudayyak vacip deir.

52.mudayyak vacibe örnek veriniz.Ramazan orucu bu türe girer?çünkü bir günde ancak bir oruç tutulabilir.

53.mudayyak (dar zamanlı ) vacibin sonucu nedir?
Bu vacip için özel olarak niyet etmeye gerek olmamasıdır.bir kimse ramazan ayında kaza ya da adak orucu tutmak için niyetlense tüm bunlarla tuttuğu oruç ramazan orucu yerine geçer?çünkü vakit ikinci bi oruç tutmaya imkan tanımamaktadır?

54.MÜşKıL ZAMANLI vacip nedir?
Bir yönden geniş zamanlı diğer bi yönden dar zamanlı vacibe benzeyen vaciptir.

55.müşkil zamanlı vacibe örnek veriniz.Hac bu tür bi vaciptir.yılda birkere yapılması yönüyle hac dar zamanlı vacibe, hac törenlerinin hac mevsiminin tamamını kapsamaması yönüyle geniş zamanlı vacibe benzer

56.müşkil zamanlı vacibin sonucu nedir?
Dar zamanlı vacibe benzediği için mutlak niyetle geçerlidir. geniş zamanlı vacibe benzediği için de kaza,adak,nafile vacibe niyet edilmekle geçerli olmamasıdır.Buna göre bir kimse farz olan hacdan önce adak veya nafile hacca niyet etse farz olan hac yükümlülüğü yerine getirilmiş olmaz ancak herhengi bir belirlemede bulunmaksızın mutlak olarak hacca niyet etse farz olan haccı yerine getirmiş olur

57.miktarının belli olup olmaması açısından vacip kaça ayrılır?
MUKADDER vacip ve GAYRI MUKADDER vacip olarak 2 ye ayrılır

58.mukadder vacip nedir?
şariin miktarını belirlediği vaciptir?.5 vakit namaz,bu namazların rekatları,zekatın miktarı buna örnektir.59.kişinin mukadder vacip ile yükümlü olması için ne gerekir.Bu vacibin vücub sebebinin olması yeterlidir ayrıca bir mahkeme kararına veya borçlunun rızasına ihtiyaç yoktur

60.gayrı mukadder vacip nedir?
şariin miktarını belirlemediği vaciptir.örneğin; ALLAH yolunda infak,misafire ikramda bulunma,zulme uğrayana yardım etme gibi

61.kişinin gayrı mukadder vacip ile yükümlü olması neye bağlıdır?
Mahkeme kararı veya ilgili kişilerin rızasına bağlıdır

62.bir vacibin mukadder mi gayrı mukaddermi olduğu konusunda görüş ayrılıkları çıkmasını bir örnekle açıklayınız?
Bir vacibin bu ikisinden hangisine gireceği konusunda ictihada bağlı olduğu için görüş ayrılıkları çıkabilir?örneğin; EVLıLıK NAFAKASI?Hanefilere göre gayrı mukadder vaciptir çünkü ; koca nafaka belirlemeden evinden uzun bir süre ayrıldığı zaman eşi mahkemeye başvurup nafaka tayin ettirmedikçe nafaka talebinde bulunamaz?nafaka talebinde bulunması için ya eşi gitmeden önce kocası ile bir miktar konusunda anlaşmış olmaları ya da mahkemeden nafaka tayin ettirmesi gerekmektedir??.diğerlerine göre ise;mukadder vacip olduğundan eşi anlaşmaya ve mahkeme kararına gerek olmadan nafaka alacağı talebinde bulunabilir?.

63.yerine getirmesi istenen mükellef açısından vacip kaça ayrılır?
Mükellef açısından vacip AYNı vacip (farzı ayn ) ve KıFAı vacip ( farzı kifaye) olarak ikiye ayrılır?

64.AYNı vacip nedir?
şariin mükelleflerin her birinin yerine getirmesini istediği vaciptir5 vakit namaz,oruç,zekat ,hac gibi

65.ayni vacibin sonucu nedir?
Her bir mükellefin bu vacibi ayrı ayrı yerine getirmesi gerekir

66.KıFAı vacip nedir?
Yapılması toplumun genelinden istenen vaciptir?cenaze namazı,fetva ve yargı işleri,şahitlik yapma,ilim tahsili,ihtiyaç duyulan sanatların öğrenilmesi gibi?

67.kifai vacibin sonucu nedir?
Toplumun bir kesimi yapınca diğerlerinden sorumluluk düşer.şayet kimse yerine getirmezse herkes günahkar olur.68.kifai vacip ne zaman ayni vacibe dönüşür?Kifai vacibi yapabilecek tek kişi varsa ayni vacibe dönüşür örneğin bir yerde sadece bir doktor varsa hastaya müdahale etme ona ayni vacip olmuştur.yine bir yerde fetva vermeye yetkili tek müftü varsa fetva vermek onun içim ayni vacip olmuştur

69.yapılması istenen fiilin belli olup olmaması açısından vacip kaça ayrılır?
MUAYYEN vacip ve MÜPHEM vacip olarak ikiye ayrılır

70.MUAYYEN vacip nedir?
şariin mükellefin yapmasını istediği şeyi mükellefe seçme hakkı tanımaksızın kendisinin belirlemesidir.

71.muayyen vacibe örnek veriniz?
Namaz ,oruç,hac,zekat,gaspedilen malın geri verilmesi,satın alınan malın bedelinin ödenmesi bu tür vacibe örnektir.VACıPLERıN ÇOğU MUAYYEN VACıPTıR..

72.muayyen vacibin sonucu nedir?
Mükellef şariin kendisi için belirlediği şeyi yerine getirmedikçe sorumluluktan kurtulamaz

73.MÜPHEM vacip nedir?
şariin birkaç işten birini belirlemeyip seçimi kendisine bıraktığı vaciptirMükellefin tercihine bırakıldığı için diğer adı da MUHAYYER vacip tir.

74.müphem vacibe örnek veriniz.
Yemin kefareti..ya ailene yedirdiğinin orta hallisinden ,10 fakiri yedireceksin ya 10 fakiri giydireceksin ya da bir köle azat edeceksin.mükellef istediğini seçer ve kefaret borcu ödenmiş olur

75.müphem vacibin sonucu nedir?
Mükellef seçeneklerden birisi yapar yükümlülükten kurtulur,hiçbirini yapmazsa günahkar olur cezayı hak eder.

76. vacibin tüm kısımlarının bir vacipte toplanması mümkün müdür? Örnekle açıklayınız?
Mümkündür ama şart ta değildir.örneğin 5 vakit namaz vakit açısından ; mukayyed ? miktarının belli olması açısından ; mukadder- mükellef çısından ;ayni-istenen fiilin belirli olması açısından muayyen vaciptir.

77.MENDUP nedir?
Yapılması istenmekle beraber terk edilince kınamanın olmadığı fiildir yapılması terk edilmesinden daha iyidir.

78.hanefiler dışındaki usulcülerin çoğunluğunun eşanlamlı olarak kullandıkları terimler nelerdir?Mendup-müstehap-nafile ve sünneti eşanlamlı olarak kullanırlar

79.SÜNNET nedir?
Terk edilmesi yasaklanmamakla beraber yapılması iyi görülen ve dinde gelenek haline gelmiş fiillerdir?.ezan,cemaatle namaz kılma,abdest alırken ağza su verme,namazların müekked sünnetleri bu tür sünnetlere SÜNNETı HÜDA deniryapan sevap kazanır ,terk eden kınanır

80.sünneti zevaid nedir?
Hz. Peygamber efedimizin yeme,içme,giyim kuşam gibi insan olması hasebiyle yaptığı fiillerdir terk eden kınanmaz.

81.NAFıLE nedir?
Yapılması iyi görünmekle beraber gelenek haline gelmeyen fiillerdir.ikindi ve yatı namazlarının öncesinde kılınan 4 rekat namazlar,pazartesi ve Perşembe oruçları yapan sevap kazanır,terk eden kınanmaz?

82.HARAM nedir?
Kesinlikle yapılmaması istenen,terk edilmesine sevap yapılmasına ceza verilen fiillerdir.

83.yasağın,yasaklanan fiilin özüyle ilgili olup olmamasına göre haram kaça ayrılır?
Haram liaynihi(lizatihi) - haram ligayrihi olarak ikiye ayrılır

84.liaynihi haram nedir?
Özü itibarıyla kötü olduğundan yasaklanan fiiller?adam öldürme,zina etme,hırsızlık,murdar et satma,avlenilmesi yasak olan yakınlarla evlenmegibi.

85.liaynihi haram olan fiilin sonucu nedir?
Fiilin temelden gayri meşru sayılmasıdır..bu fiil yapılınca bu fiile hiçbir meşru sonuç bağlanmaz,batıl kabul edilir?örneğin hırsızlık meşru bir mülkiyet sebebi olarak kabul edilmez.

86.ligayrihi haram nedir?
Aslında meşru olmakla beraber haram kılınmasını gerektiren başka bi sebepten dolayı yapılması yasaklanan fiillerdir. Ramazan bayramının ilk,kurban bayramının ilk üç günü oruç tutmak?.alım satım meşrudur ama riba içerince yasaklamıştır?.

87.ligayrihi haram olan fiilin sonucu nedir?
Hanefilerin dışındaki usulcülere göre tıpkı lizatihi haram gibi geçersiz sayılmasıdır.hanefiler ise böyle bir fiili ve bunun yasaklanmasını gerektiren diğer fiili birbirinden ayırarak her iki fiile farklı sonuçlar bağlar..( butlan ve fesad konusu)

88.MEKRUH nedir?
Terk edilmesi yapılmasından daha iyi olan fiildir?Cuma vakti ezan okunurken alışveriş yapmak gibi. Mekruh fiili yapan kişi cezayı hak etmez ancak bazı durumlarda kınanmayı hak eder?terk eden ise övülür

89.hanefilere göre mekruh kaça ayrılır?
2ye..tahrimen mekruh ve tenzihen mekruh

90.tahrimen mekruh nedir?
Harama yakın mekruhtur, yapılmasıkesin olarak yasaklanmıştır..bu yasak haberi vahid gibi zan ifade eden bi delile sabit olmuştur. Pazarlık üzerine pazarlık,evlenme teklifi üzerine evlenme teklifi bu türdür.inkarı küfre götürmez

91.tahrimen mekruh hakkındaki görüşler nelerdir?
ımam Muhammede göre yapılması halinde cezanın hak edilmesi haram gibidir..yani vacibe karşılık gelir.Ebu Yusuf ve Ebu Hanifeye göre ise bu mekruhu yapan kınanmayı hak eder şefaatten mahrum kalır?sünnete karşılık gelir.

92.tenzihen mekruh nedir?
Helale yakın mekruh?soğan ve sarımsak kokusuyla mescide gitmek bu türdendir?caz ve kınanmayı hak etmez ama faziletli davranmayı terk etmiş olur.

93.MÜBAH nedir?
Mükellefin yapıp yapmama konusunda serbest olduğu fiillerdir..sevap ya da günah yoktur.

94.AZıMET nedir?
Kulların özürlerine bağlı olmaksızın genel geçer olmak üzere ilkten konulmuş asli hükümdür.

95.RUHSAT nedir?
Kulların özrlerie bağlı olarak geçici olarak konulmuş istisnai hükümlerdir.

96.Hanefilere göre ruhsat hükümleri kaç türdür?
Dört türdür ilk ikisi gerçek anlamda ruhsat diğer ikisi mecazi anlamda ruhsattır

97.birinci tür ruhsat nedir?
Bir fiilin haramlık sebebinin ve haramlık hükmünün devam etmesine rağmen mübah sayılması?örneğin ölüm veya bir organın yok edilmesi tehdidi ile ALLAH?ı inkara zorlanan kişi kalben imanını koruyarak sözle inkar edebilir?bunu yapmayıp azimete göre hareket ederek ölmeyi de seçebilir..Ammar bin Yasirin müşriklerin şiddetli işkencesi sonucunda sözle inkarının ardından efendimizin ona yine aynı durumla karşılaşırsa aynı şeyi yapmasını söylemesi buna örnektir?Mükellef azimeti ve ruhsatı seçmekte serbesttir?azimeti seçip de ölürse günah işlemez hatta sevap kazanır

98.ikinci tür ruhsat nedir?
Bir fiilin haramlık sebebinin bulunduğu halde haramlık hükmünün kaldırılarak mübah kılınması yolcunun oruç tutmama ruhsatı gibi.Bu tür ruhsatta mükellef zarar görmeyecekse Hanefilere göre azimete göre hareket etmesi daha iyidir?ancak ruhsatı tercih ederse de günah işlemiş olmaz.Butür ruhsat zimete göre hareket etmeyi ortadan kaldırmayıp azimet ve ruhsattan birini tercih imkanı verdiği için Hanefilerce TERFıH RUHSATI olarak ta isimlendirilir

99.üçüncü tür ruhsat nedir?
Bir fiilin haramlık sebebi ve hükmünün kaldırılarak mübah kılınması.ölüm tehdidi veya açlık ve susuzluktan ölme tehlikesiyle karşılaşan kişinin haram olan bişeyi yiyip içmesi gibi?Bu tür ruhsatta sabredip azimete göre hareket etmesi caiz değildir,ruhsatı kullanmalıdır?azimeti seçip ölürse günahkar olur?azimete göre hareket etme imkanı kalmdığından Hanefilerce ISKAT RUHSATI olarak isimlendirilir

100.yolcu için tanınan namazı kısaltma ruhsatı nasıl bir ruhsattır?
Hanefilere göre Üçüncü türden bi ruhsattırBu ALLAh ın bir sadakasıdır,alın kabul edin ? hadisinden dolayı bir seçme ruhsatı değildir bu yüzden yolcunun namazı tam kılması CAıZ DEğıLDıR.Diğer ekollere göre ise ikinci türden bir ruhsattır,azimet ve ruhsattan birini seçebilir

101.dördüncü tür ruhsat nedir?
Önceki şeraitlerdeki bazı ağır hükümlerin bizden kaldırılmış olması.namazın ibadethane dışında bir yerde kılınmaması,malın dörtte birini zekat olarak verme,ganimetlerin haram olması gibi ağır hükümler bizden kaldırılmış veya hafifletilmiştir
MECAZEN ruhsat olarak isimlendirilir çünkü kaldırılan hükümlere göre hareket etme imkanın yoktur

102.mukayyed vacibin yapılış şekilleri nelerdir?
EDA : mukayyed vacibin kendi için belirlenmiş vakitte rükun ve şartlarına uygun olarak ilk defa yerine getirilmesi
KAZA:vakti çıktıktan sonra yerine getirilmesi.
İADE: özür veya kusur sebebiyle eksik yapıldıktan sonra vakti içinde yeniden tam şekilde yapılması?

103.hanefilerin batıl ve fasit terimlerini kullanış yerleri nasıldır?
Yapılan bir akdin rükünlerinde veya kurucu şartlarında eksiklik varsa bu durm akdi batıl kılar?.eksiklik farklı bir yerdeyse örneğin satılan malın bedeli bilinmiyorsa veya ribalı bir akitse FASıT olur..batıl akde meşru bir akdin hiçbir sonucu bağlanmaz.fasit akde bağlanabilir?.örneğin fasit akitte müşteri malı teslim almışsa mülkiyeti sabit olur ama fesadı gerektiren sebep giderilmedikçe bu maldan faydalanması helal olmaz. şafiilere göre ise fesat sebebi ortadan kalka da akit sahih hale gelmez.

104.Vazi hükümler nelerdir?
ıllet,sebep,rükun,şart,mani Hanefiler bir de alameti eklemişlerdir.

105.ıLLET nedir?
ıllet varsa hüküm var illet yoksa hüküm yoktur.hükmün varlığı ve yokluğu illete bağlıdır..sarhoşluk , şarap içmenin haram oluşunun illetidir

106.SEBEP nedir?
ılletle aynı şeydir ama illetten ayıran ; hükmün konulması ile durum arasında aklen kavranabilecek uygunluğun olmamasıdır?fecrin doğması sabah namazının vacib olması için sebeptir ama bunların arasında aklen kavranabilecek açık bir uygunluk yoktur

107.sebep ve illetin aynı olması konusunda usulcülerin görüşleri nelerdir?
Bazı usulcüler tamamen aynı şeydir derken bazıları her illet sebeptir ama her sebap illet değildir derler.örneğin ramazan ayının girmesi oruç ikan sadece sebep iken yolculuk hali aklen de kavranabildiği için hem sebep hem illettir?

108.RÜKUN nedir?
Bir şeyin varlığı kendi varlığına bağlı olan ve onun yapısından bir parça olan unsurdur?kıyam,kıraat,rüku,secde namazın rüknudur?namazın varlığı bunlara bağlıdır.

109.şART nedir?
Bir şeyin varlığı kendi varlığına bağlıdır ama o şeyin yapısından bir parça olmayan şeydir....abdest namazın şartıdır.

110.şart ile illet ve sebep arasında ne fark vardır?
ıllet veya sebebin varlığı hükmün varlığını gerektirirken şartın varlığı hükmün varlığını gerktirmez?namaz için sebep olan vaktin girmesiyle namaz vacip olur ama şart olan abdest almakla namaz vacip olmaz

111.MANı nedir?
Varolması halinde sebebe hükmün bağlanmasını veya sebebin gerçekleşmesini engelleyen durumdur.mani ya hükmün maniidir ya da sebebin mani?idir?.hükmün mani?i olması :varisin miras bırakan kişiyi kasten öldürmesi akrabalık bağının olmasına rağmen miras hükmünün gerçekleşmesine manidir. Sebebin manii: kişinin nisabı eksilten borcu varsa bu borç zekatın vacip olma sebebinin gerçekleşmesini engeller sebeb gerçekleşmeyince zekat ta vacip olmaz.

112.aklın şeri bir hükme ulaşmanın yolu olup olmadığı konusunda Sünni ve mutezili usulcülerin tartışmaları nasıl adlandırılır?
HÜSÜN VE KUBUH ( iyilik ve kötülük ) meselesi

113.usulcülerin hüsün kubuh yaklaşımları nelerdir?
Mutezileye göre ; akıl bazı fiillerin iyi veya kötü olduğunu bilir,şariin emir ve nehyi de bunu desteklerEşarilere göre; akıl fiillerin iyi ya da kötü olduğunu kavrayamaz,iyilik ve kötülük şari?in emriyledir?Maturidilere göre ise; akıl bazı fiillerin iyi ya da kötü olduğunu bilir ama bu bilgisine yükümlülük bağlayamaz

114.mükellef kimdir?
Hükmün muhatabı olan kişidir.

115.kişinin mükellef olması için ne gerekir?
Hitabı anlayacak seviyede akla sahip olması gerekir?yükümlü olması için aklen de br seviyeye gelmeli bu da temyiz gücüne sahip olarak büluğa ermesiyle olur

116.temyiz gücü nedir?
ıyiyi kötüden ayırt etme gücüdür..söz ve davranışlara bakarak anlaşılabilir.

117.büluğ nedir?
Erkeğin baba,kızın anne olma özelliğini kazanmasını sağlayan alametlerle sabitolur alametler görülmezse çoğu fakihe göre 15,ebu hanifeye göre ise erkeklerde 18,kızlarda 17 yaş hükmen büluğa erme yaşıdır

118.ehliyet ne zaman başlar?
Anne karnındaki cenin safhasından

119.insan hayatı kaç dönemdir?
1. cenin dönemi: ana rahmine düşmesinden doğuma kadar geçen süre.2.temyiz öncesi küçüklük dönemi:doğum ile 7 yaş arası dönem.3.temyiz sonrası küçüklük dönemi: yedi yaş ile büluğ arası dönem4. büluğ çağı sonrası dönem: büluğdan ölene kadarki dönem.

120.rüşd nedir?
Kişin özellikle mali konularda dikkatli ve basiretli davranacak bir olgunluk seviyesine ulaşmasıdır ve büluğdan sonra gelir?

121.ehliyet kaç kısımdır?
Vücub ve eda ehliyeti olarak 2.

122. vücub ehliyeti nedir?
kişinin haklara sahip olabilme borç altınagirebilme ehliyetidir.temelini insanlık vasfı oluşturur..akıl ve rüşdle ilgisi yoktur.cenin bile bu vasfa sahiptir.Bu açıdan eksik ve tam olarak ikiye ayrılır.

123.eksik vücub ehliyeti nedir?
Sadece cenin içindir onun lehine bazı hakların sabit olması sağlar?.cenin lehine sabit olan hakların ve malların korunması için bir yed-i emin tayin edilir.

124.tam vücub ehliyeti nedir?
Haklara sahip olmanın yanında bazı borçların altına da girmesini sağlayan ehliyet türüdürdoğumla başlar ölene kadar sürerTemyiz çağına ermemiş küçük çocuklar ile akıl hastaları için de sabittir.bunlar da başkasının malına zarar verince ödemekle yükümlüdürler..ihtiyaç duymaları halinde yakın akrabalarının nafakaları ile sorumlu tutulmaları da mali yükümlülüklerinin bir sonucudur.

125.eda ehliyeti nedir?
Kişin hukuken geçerli sayılabilecek fiiller ortaya koyabilmesini sağlayan ehliyettir
FııL EHLıYETı de denir.akıl ve temyiz gücüne dayanır.temyiz dönemi ile başlar büluğ ve rüşd çağı ile tam hale gelir her nekadar temyiz öncesinde küçük çocuğun akıl ve temyiz gücü oluşmaya başlasa da bu yok kabul edilir?bu açıdan 2 ye ayrılır:

126.eksik eda ehliyeti nedir?
Temyiz çağına erişen küçüğün ehliyetidir.yardım ve desteğe ihtiyaç duyar bunu da velisi sağlar...mümeyyiz küçüğün ceza ehliyeti de yoktur ancak ekik eda ehliyeti ile bazı hükümler sabit olur.

127.mümeyyiz küçük ibadetlerden sorumlu mudur?
Değildir ama yaptığında sahih olur ve sevap kazanır.

128.kul hakları açısından mümeyyiz küçüğün tasarrufları nelerdir?
3 kısımdır.bunlar :1. sırf yararına olan tasarruflar: hibe,sadaka,vasiyet ve hediyeyi kabul etmesi.velisinin izni olmaksızın geçerlidir.2.sırf zararına olan tasarruflar: hibe ve vasiyette bulunmak,borç ikrarı,borç verme,vakıf gibi şeyler velisinin izni olsa bile geçerli değildir.3.yarar ve zarar ihtimali bulunan tasarruflar: alım-satım,kira,ortaklık sözleşmesi gibi?bunlar sahih olarak gerçekleşir ama fiil olarak işlerlik kazanması velisinin onayına bağlıdır..onaylamazsa yapıldığı andan itibaren batıl olur hukuki bir sonuç doğurmaz.

129.bu görüşleri kim kabul eder?
Bunlar maliki ve Hanefilerin görüşüdür?şafiilere göre mümeyyiz küçüğün yaptığı tasarruflar batıldır..hanbeliler ise velisinin önceden izin vermesine bağlıdır sonradan izin verse de geçerli olmaz.

130.tam eda ehliyeti nedir?
Kişi büluğa erip akıl ve temyiz gücünün olgunlaşmasıyla buna sahip olur?.namaz oruç zekat hac gibi dini vecibelerden sorumludur.cezai ehliyet devreye girer.hukuk karşısında her yönden mükellef olmuştur.

131.ehliyet arızaları nedir?
Kişinin ehliyetini daraltan veya tamamen ortadan kaldıran durumlar?sadece eda ehliyeti için geçerlidir?semavi ve mükteseb olarak 2 ye ayrılır.

132.semavi arızalar nedir?
Gerçekleşmesi kişinin elinde olmayan arızalardır..müktesebden daha güçlüdür..133.belli başlı semavi ehliyet arızaları nelerdir  Küçüklük : tabii bir durumdur ama ehliyete aykırı olduğundan arız sayılmıştır.akıl hastalığı: bu kişiye mecnun denir.eda ehliyetinden tamamen yoksundur.ateh ( akıl zayıflığı): bu kişiye matuh denir?ehliyet olarak mümeyyiz çocuk gibidir.Ayrıca baygınlık,uyku,unutma,hayız ve nifas,hastalık,ölüm ve kölelik te sayılır.

134. müktesep arıza nedir?
Gerçekleşmesinde kişinin rolü olan arızalardır.

135.belli başlı müktesep arızalar nelerdir?
SEFEH : gerçekte akıllı olsa da malı konusunda aklın ve şerin gereklerine aykırı davranmaya sevkeden hafiflik ve tedbirsizlik halidir.malını saçıp savurana sefih denir.bu ehliyete mani değildir ancak hukuki tasarruflarında bir kısıtlama ( HACıR ) getirilebilir.hacir konulduğunda sefih mümeyyiz küçük gibidir.

SARHOşLUK :sarhoşluğun hükümlere etkisi mübah ve haram olmasına göre iki şekilde değerledirilir mübah yolla olan sarhoşluk örneği;zaruret halinde ve tehdit altında içki içme ve tedavi amaçlı uyuşturucu madde alma sonucu sarhoş olmadır..bu türde hukuken sorumlu olunmaz.hukuki tasarrufları geçersizdir.ceza da uygulanmaz..bayılan kimse gibidir.Haram yolla olanı da malumuz bilerek haram maddelerin alınmasıyla olan sarhoşluktur?Hanefi ve Malikilere göre mükellefiyeti kaldırmaz..sarhoşken işlediği suçtan sorumludur kişi,cezalandırılır.alım satım boşama gibi tasarrufları geçerlidir.sadece dinden dönmesi ve zina gibi suçlar konusunda ikrarı geçerli sayılmaz?şafii ve Hanbelilerde ise irade şartı olduğundan hukuki tasarrufları geçerli olmaz.şüphe ile düşen kısas ve had cezaları da uygulanmaz.

ıKRAH : korkutma ve tehdit yoluyla kişiye istemediği bişeyi yaptırmaktır.zorlayana MÜKRıH ,zorlanana MÜKREH denir.ikrahın hukuken dikkate alınabilmesi için mükrihin yaptığı tehdidi yerine getirebilecek güçte olması şarttır..

136.ikrahın hükümlere etkisi konusunda bilinmesi gereken kavramlar nelerdir?
ıhtiyar ve rıza ıHTıYAR : bir şeyi yapıp yapmama konusunda bilinçli bi tercihte bulunmak.RIZA: BıR şEYı ıSTEYEREK KABULLENME.

137.hanefilere göre ikrah , kuvveti ve etki derecesine göre kaça ayrılır?
ıkrahı mülci ve ikrahı gayrı mülci olarak ikiye ayrılır.ıKRAH-I MÜLCı ( tam ikrah ) : öldürme veya bir organı yok etme tehdidini içeren ikrahtır,ihtiyarı bozar,rızayı yok eder.ıKRAH-I GAYRI MÜLCı ( eksik ikrah ) : kısa süreli hapis veya dövme tehdidini içerir,rızayı kaldırır ama ihtiyarı bozmaz.

Her iki türüyle de ikrah, ehliyete aykırı bir durum değildir,çünkü akıl ve büluğ mevcuttur.

138.ıkrahın sözlere etkisi nedir?
ıkrahın konusu borç,evlenme,boşama gibi bişeyse ikrahın iki türü de geçersiz,batıldır.

139.ikrahın konusu sözlü tasarruflar ise Hanefiler bunu kaça ayırır?
ıkiye?Birincisi : bu söz alım satım,kira,rehin gibi feshedilmeleri mümkün olan tasarruf ise bu tür tasarruf batıl olma,fasit olur..çünkü ikrah rızayı kaldırsa da ihtiyarı tamamen iptal etmez..rıza ise akitlerin rükun ve kuruluş değil sıhhat şartıdır..bu yüzden batıl değil fasit olur.ıkincisi: bu söz evlenme,boşama,nezir ve yenin gibi feshedilmesi mümkün olmayan tasarruf ise mükrehin ikrah sonucu yaptığı tüm tasarruflar geçerlidir,sonuçlarını doğurur.

140.hanefiler dışındaki çoğunluğun görüşü nedir?
ıster feshedilmesi mümkün olsun ister olmasın ikrah altındaki tüm sözlü tasarruflar geçersizdir.

141.ikrahın fiillere etkisi nedir?
ıkrahın konusu haksız yere öldürme,haram olan bişeyi yeme içme,başkasının malını telef etmeye zorlama şeklinde ise ikrahın hükmü fiilin türüne göre değişir.

142.mükrehin ikrah altında yapması vacip olan fiiller nelerdir?
Domuz eti yemeye,içki içmeye zorlanması bu türdendir..mükreh zorlandığı fiilleri yapmaz da ölürse veya bir organını kaybederse günahkar olur?çünkü ALLAH aruret durumunda bunları mübah kılmıştır.

143.mükrehin ikrah altında yapması mübah olan fiiller nelerdir?
Mükrehin inkar etmeye zorlaması,başkasının malını yemeye zorlanması bu türdendir. Bu fiilleri yapması mübahtır ancak yapmayıp sabreder ve sonucunda ölür veya bir organını kaybederse günah işlemiş olmaz aksie sevap kazanır?başkasının malına zarar vermeye zorlandığında tazmin ile sorumlu olan mükreh değil mükrihtir.144.mükrehin ikrah altında hiçbir şekilde yapması caiz olmayan fiiller nelerdir?Haksız yere birini öldürmesi ve zina etmesi bu türdendir?hayatını kaybetse bile ikrah altıda bu fiilleri yapması kesinlikle haramdır,çünkü nasıl kendi canı ve namusu dokunulmaz ise başkasınınki de aynı şekilde dokunulmazdır.

145.mükrehin adam öldürmesi halinde verilecek ceza hakkındaki görüşler nelerdir?
Çoğunluğa göre kısas cezası uygulanır.ancak Ebu Hanife ve imam Muhammed?e göre kısas cezası mükrihe uygulanır çünkü mükreh alet konumundadır..çoğunluğa göre ise mükrehe uygulanır.çünkü öldürmesi haram olduğu halde öldüren mükrehtir..Ebu Yusuf?a göre ise kısas uygulanmaz mükrihin diyet ödemesi gerekir.

146.ehliyete etkisi son derece sınırlı olan ve sadece bazı hallerde mazeret sayılan müktesep arızalar nelerdir?
Cehalet,hezl (ciddiyetsizlik,şaka), hata ve yolculuk.

147.hükme konu olan fiillerin şartları nelerdir?
1.fiil yapılabilir ve mükellefin gücü dahilinde olmalıdır..?teklifi ma la yutak caiz değildir? sözü imkansız bir şey ile kişiyi yükümlü tutmak şer?an caiz değildir anlamına gelir.2.fiilin mükellef tarafından tam olarak biliniyor olması gerekir..bilmekten kasıt bilme imkanına sahip olması anlamındadır..

148.hükme konu olan fiiller nelerdir?
ALLAH hakkıyla ilgili fiiller ve kul hakkıyla ilgili olan fiiller.

149. bir hakkın ALLAH hakkı mı kul hakkı mı olduğunu belirleyen nedir?
Hakkın düşürülmeye,affedilmeye elverişli olup olmamasıdır?hiç kimsenin düşürmeye hakkı olmayan ve yerine getirmekte gevşeklik gösteremeyeceği haklar ALLAH hakkıdır..ibadetler,kamu düzeni sağlayan hükümlerin ilgili olduğu fiiller?Hak sahibi tarafından affedilmesi mümkün olan fiiller kul hakkı kapsamına girer?

150.sırf ALLAH hakları kapsamındaki fiillerde bulunması gereken özellikler nelerdir?
ibadet,meunet ( mali külfet ) ve ukubet( ceza) niteliklerinden biri bulunmalıdır.

151.bu üç nitelikten birinin bulunduğu haklar kaça ayrılır?
SEKıZ KISIMA AYRILIR.
1. sırf ibadet anlamı taşıyan fiiller:din ve toplumun düzenini oluşturan fiiller.iman,namaz,oruç,hac,cihad?Hanefilere göre zekatta buna girer.
2. ukubat-ı kamile( tam ceza niteliği taşıyan fiiller) : kazf haddi dışındaki hadler ( şar?i tarafından miktarı ve niteliği belirlenen cezalar) bu kısma girer.bunlar toplumun tümünün yararı içindir..hiç kimse bu cezaları düşüremez veya uygulamada gevşeklik gösteremez.bu cezaların uygulanması devlet başkanına veya görevlendirdiği kişiye aittir.
3. ukubatı kasıra ( kısmen ceza niteliği taşıyan fiiller ) : murisini öldüren kişinin mirastan mahrum edilmesi bu kısma girer.çocuk için geçerli değildir.
4. ibadet niteliği taşıyan cezalar : yemin , oruç,zıhar,hata ile adam öldürme kefareti gibi kefaretler bu kısma girer..bu kefaretler ibadet türü fiillerle yerine getirildiğinden zımmiler ( gayrı Müslimler) kefaretle sorumlu tutulamazlar.
5. meunet anlamı taşıyan ibadetler : fıtır sadakası bu türdendir?bir kimseyi başkası sebebiyle vacip olması,tam ehliyetin şart olmaması fıtır sadakasın meunet yönünü gösterir..sadaka denmesi; oruçlu için bi arınma olması,edasında niyetin şart olması da ibadet yönünü gösterir?6. ibadet anlamı taşıyan meunet : toprak mahsullerinden 10 da 1 veya 20 de 1 alınan öşür bu gruptandır.öşür,arazinin vergisi olması sebebiyle meunet,, mali bir yükümlülüktür..topraktan çıkan ürünün de zekatı konumundadır bu yönüyle de ibadet anlamı taşır.
7. ukubet anlamı taşıyan meunet : gayrı Müslimlerden alınan toprak vergisi ( haraç) bu kısma girer.haraç mali bi yükümlülüktür ama gayri Müslimlerden alındığı için kısmen ceza niteliği taşır.
8. bizzat kaim (müstakil) haklar : bir kimsenin uhdesinde sabit olmayan,borçlusu olmayan haklardır.ganimet,maden ve toprak altından çıkarılan hazinelerden beşte bir oranında alınan vergiler bu kısma girer

152. kul hakkının ortak özelliği nedir?
Hak sahibi dilerse hakkının yerine getirilmesini ister,dilerse bir bedel karşılığında veya karşılıksız hakkından vazgeçebilir.

153.ALLAH hakkının ağır bastığı fiiller nelerdir?
Kendisinde iki hak birleşmekle beraber ALLAH hakkının ağır bastığı fiillerdir..Kazif suçu ( iffetli kadına zina isnadında bulunma ) na verilen ceza ( haddi kazf) böyledir?iftiraya uğrayan kişiden ithamın giderilmesi yönüyle kul hakkı mevcuttur?.kazif suçu namusu lekeleyen,şeref ve itibarı sarsan bir suç olduğundan cezalandırılmasında toplumun yararı vardır bu yönüyle ALLAH hakkıdır?Hanefilere göre kazif cezasındaki ALLAH hakkı kul hakkından ağır basar.şafiilere göre ise kul hakkı ağır basar.

154.kul hakkının ağır bastığı fiiller nelerdir?
ıki hak birleşmekle beraber kul hakkının ağır bastığı fiillerdir?kasten adam öldürene kısas uygulanması böyledir?bu cezanın uygulanması yaşam hakkının korunması,toplum güvenliğinin sağlanması ve suçların azaltılması yönüyle kamunun yararınadır ve bu yönüyle ALLAH hakkıdır?.diğer yönden bu cezanın uygulanmasında maktulün yakınlarının menfaati vardır.bu da katile duyulan intikam duygusunun yok edilmesidir.bu yönüyle de kul hakkıdır.işlenen suçtan en fazla maktulün yakınları mağdur olduğundan kul hakkı ağır basar..maktulün velisi istemezse kısas uygulanmaz,diyet te isteyebilir?yine kul hakkı ağır bastığı için maktulün velisinin cezayı infaz edecek görevli nezaretinde usulüne uygun olarak cezayı bizzat infaz etme hakkı da vardır.


İSLAM HUKUKUNA GİRİŞ 1-10 ÜNİTE ÖZETİNE BAĞLANTIDAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

https://docs.google.com/document/d/1w4S_pu2u0FrGH1uG-LOj63AzifSeXYkUYF4c74_OQy0/edit?usp=sharing

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder