23 Eylül 2012 Pazar

Tefsir Dersi Konu Özetleri

1.ÜNıTE TEFSıR KONU ÖZETLERı

-Lokman Suresinin ayetlerini ve meallerini ezberleyebilirsiniz. Ben tüm ayetlerin meallerini yazmayacağım, sadece çok üzerinde durulan ayetleri ve açıklamasını yazacağım inşallah.

LOKMAN SURESı 
-Lokman Suresi Mekke Dönemi ortasında inmiş 34 ayettir.
-Hikmetle dolu Lokman’ın nasihatine yer verir.
-12.ve 13 ayette niçin Lokman ismi verildiği anlatılmıştır.

Lokman Suresinde: Allah’a itaat ve ana-babaya saygının önemi,
-Hak dine davet edilen müşriklerin atalarını körü körüne taklit etmesi,
-Herkesin yaptığı davranışlardan sorgulanacağı,
-ınsan bilgisinin sınırlı oluşu,
-Kur’an ‘ın Müslümanlar için rehber olduğu,
- Allah’a kulluk görevini yerine getiren,
-Namazını dikkatli ve devamlı kılan,
-Zekâtı veren,
-Ahirete inanlar övülür.
-ınkârcıların durumu kınanır.
- Bilge Lokman’ın çocuğuna ve tüm insanlığa evrensel mesajı anlatılır.

Lokman Suresi genelde 4 kısımda incelenir:
Birinci Bölüm:1-11. ayetlerin olduğu kısımdır. Kur’an ‘ın özelliği, namaz, zekât, Ahirete inanmanın önemi, Allah’a kulluk görevinden bahsedilir.
ıkinci Bölüm:2-19.ayetlerin olduğu kısımdır. Bu kısımda Allah’ın Lokman’a hikmet verme nedeninden bahsedilir. Lokman’ın öğütleri anlatılır.
Üçüncü Bölüm:20-32. ayetlerinin oluşturduğu kısımdır. Allah ’ın insanların hizmetine sunduğu, inkârcıların durumları ve inananların yollarının hayırlı olması anlatılır.
Dördüncü Bölüm:33-34. ayetlerin oluşturduğu kısımdır. Bu kısımda dünya hayatının geçici olduğuna dair uyarı ve Allah’ın ilminin insanların ilminden çok farklı olduğu anlatılır.


Bismillahirrahmanirrahim

1- Elif-Lâm- Mîm
Bu harfler Mukattaa harfleridir.27’si Mekki, 2 ‘si Medeni toplam 29 surenin başında yer alır. Başında yer aldığı 3 sure Meryem, Ankebût ve Rûm suresidir. Bu harfler Kur’an ‘ın i’câz yönüne dikkat çeker. Anlamını yalnızca Allah bilir.

2.ve 3. ayette Kur’an ‘ın hidayetinden bahseder.

4-5: Bu kişiler namazını dikkatli ve devamlı kılarlar, zekâtı da verirler ve ahretin gerçekliğine de şeksiz şüphesiz inanırlar. ışte Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenler, onlardır. Kurtuluşa erecek olanlar yine onlardır. 

Bu ayetlerde Muhsin’in 3 özelliğinden bahseder.
1)Namaza gereken dikkati ve önemi vermek.
2)Refah ve zenginliği toplumun tüm katmanlarına yaymak için zekât vermek,
3)Bu dünyadaki davranışlarımızdan ötürü ahrette hesaba çekileceğimize inanmak.

Allah- ınsan ılişkisi: Namaz canlı tutar.
ınsan-ınsan ılişkisi: Zekât canlı tutar.
Allah-ınsan-Toplum ılişkisi: Ahret canlı tutar. 

6:Bazı kişiler hiçbir doğru bilgiye ve delile dayanmaksızın insanları Allah yolundan saptırmak ve o dosdoğru yolu alay konusu yapmamak için bir takım asılsız hikâyeler anlatılmaktadır.

“Asılsız Hikâye- Lehve’l Hadis” – ınsana kendisini ve Rabbini unutturacak, yapması gerekenleri ihmal ettirecek derecede meşgul eden her şeydir.
Lehv: Eğlence, oyun ve teselli demektir. Mekke Müşriklerinin ıslam ve Müslümanlar karşısında olumsuz tutum ve davranışlarını özetler. 

7.ayette bu inkârcı insanların azaba mahkûm olacağı anlatılır.

8-9: ıman edip imanlarına yaraşır güzellikte davranışlar sergileyenlere gelince, böyleleri her türlü nimetle dolu cennetler beklemektedir. Onlar orda hiç çıkmamak üzere kalacaklardır. Bu, Allah’ın mutlaka gerçekleşecek olan sözüdür. O üstün kudret sahibidir; her buyruğu ve her fiili tam isabetlidir!

Bu ayetlerde de ıman’ın 2 temel özelliği verilmiştir.
1)Allah’a ıman
2)Ahirete ıman

10.ayette Allah’ın gökleri ve yeri boşlukta ve dengede duracak biçimde meydana getirmiştir.
11. ayette Allah’tan başkasında tanrılık olduğunu zannedenlerin sapkınlık içinde olduğu vurgulanır.

12:Biz Lokman’ a “ Allah’a şükretmesi” için hikmet verdik. Her kim O’na şükrederse sırf kendi iyiliği için şükretmiş olur. Kim de O’na nankörlük ederse bilmelidir ki Allah kimsenin şükrüne muhtaç değildir; O bizatihi her türlü övgüye layıktır.

Bu ayette Lokman kimdir? Sorusu üzerinde durmaktadır. Lokman; Kur’an ‘da adı sadece bu surede geçen bilge ve Salih kişidir. Lokman’a hikmet verildiği bildirilir.
Hikmet: Kısaca; ilim-amel uygunluğudur. Bilgiyi yerli yerince kullanmaktır.
Lokman’a Hikmet verilme nedeni nedir? Her zaman Allah’a yaraşır şekilde şükretmesidir. Allah; hikmeti şükürle birlikte zikretmiştir. Kalbi, dili ve ibadetiyle şükreden ancak kendi iyiliği için şükretmiş olur. Nankörlük ederse yalnız kendisine zarar verir.

13: Vaktiyle Lokman, oğluna nasihat ederken şöyle demişti:” Yavrum! Sakın Allah’a ortak koşma! Çünkü Allah’ın ilahlığına ortak koşmak çok büyük bir zulümdür.”

Lokman’a verilen hikmetin başı Tevhit ınancıdır. Bu da şükrün birinci şartıdır. Lokman şirkten uzak durmayı öğütlemiştir.

“O’na ortak koşmak çok büyük bir zulümdür.” ıslam ınancının şirki ortadan kaldırmak istemesinin en önemli nedeni; şirkin tüm kötülüklerin başı olmasıdır.
Hz. Peygamberin En’am Suresinin “ıman eden ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya..” 82.ayeti Lokman Suresinin 13.ayetini delil getirerek izah etmiştir. Zulüm; şirk anlamında kullanılmıştır.

14:Allah şöyle buyurdu: Biz insanoğluna, ana-babasına iyi davranmasını emrettik. Çünkü anası onu nice zahmetlere katlanarak karnında taşır ve çocuğun ana sütüne bağımlılığı da iki yıl sürer. şu halde ey insanoğlu, hem bana hem de ana-babana minnettarlığını göstermelisin. Unutma ki yarın bir gün hesap vermek üzere benim huzuruma geleceksiniz.

Lokman’a ayrılan bu bölüme araya ana-babaya itaatle ilgili bu ayet girmiştir.Bu ayetle ana-babaya saygının önemi, sınırı ve Allah’a saygıyla ilişkisini ortaya koyar.

“Ey Allah’ın Elçisi! Kime iyilik etmeliyim?” soruna Peygamberimiz 3 kere “annene”, 4. de “babana” buyurmuştur.

15.ayette sonunda hepimizin Rabbimizin huzuruna gideceği anlatılıyor.
16.ayette insanın yaptığı bir şey ne kadar saklanırsa saklansın, Allah’ın mutlaka bildiği ve hesabını soracağı anlatılıyor.

17: Yavrum! Namazını dikkatli ve devamlı olarak kıl; insanlara iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalış. Bu uğurda karşılaşacağın sıkıntı ve zorluklara göğüs ger. Zira bütün bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.

Bu ayette insanın iyi ve itaatkâr olduğunu gösteren 3 örnek verilmiştir.
1)Namaz- Allah’a kulluk görevi
2)ıyiliği Emredip Kötülükten Vazgeçirmeye Çalışmak – Toplumsal Davranış karşısındaki tutumu
3)Sabır- Sosyal çevreden gelen durumu metanetli karşılamak.
Emr-i bi’l Ma’ruf ve Nehy-i Ani’l- Münker:ıyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışmak. Bu faaliyetin farz olduğu hususunda birleşmişlerdir. Bu görev yapılırken başkasının gizli halleri araştırılmamalı, mahremiyeti açığa çıkarılmamalıdır.
Ma’ruf: ıyi, doğru kabul edilen davranıştır. ınsanın memnun olduğu şeylerdir.
Münker: ıslam’a yabancı, Müslümanların yadırgadığı şeydir.

18. ve 19. ayette kaçınılması gereken davranışlar anlatılmıştır. Kendini beğenmiş kişilerin Allah sevgisinden mahrum kalacakları uyarılmış, yürüme ve konuşmanın orta yollu olması gerektiği anlatılmıştır. Ayrıca en çirkin ses olarak eşek sesini örnek vermiştir.

20: Allah’ın göklerdeki ve yerdeki her şeyi hizmetinize sunduğunu, sizi görünen ve görünmeyen onca nimetin içinde yüzdürdüğünü görmez misiniz? Böyle iken bazı insanlar ne sağlam bilgiye, ne aklıselim ve sağduyu gibi rehbere ve ne de vahye dayalı olarak Allah Hakkında ileri geri konuşmaktadır.

Bu ayette inkârın 3 nedeninden bahseder: 1)Aklını kullanmayıp atalarını taklit edenler.
2)Yol gösteren rehbere ihtiyaç duymayıp, yanlış rehberi izleyenler.
3)Bir belgeye dayanmayanlar
www.ilimhazinem.com dan alınmıştır.
21. ayet din adına inançları ve ibadetlerini araştırmadan atalarını takdir edenleri eleştirir.
22.ayette Muhsin ve ıhsan kavramının manalarını verilmiştir.
Muhsin: ıçten bir kullukla Allah’a yönelmektir.
ıhsan: Allah’a onu görüyormuş gibi ibadet etmektir.
23. ve 24. ayette Allah, Resulünü teselli eder ve kullarının yaptığından haberdar olduğunu belirtir.
25.ve 26 ayette bütün övgülerin neden Allah’a ait olduğundan bahseder.
27.ayette vahyin de sözlerinin tükenmeyecek kadar zengin olmasından bahseder. Bu 
Ayetin benzeri (Kehf Suresi 18/109) ayette geçer.
28.ve 29 ayette Allah’ın evrenin yöneticisi olduğu, ilminin çokluğu ve kudretin tek sahibi olduğundan bahsedilir.
30.ayette Allah’ın en yüce olduğu, onun dışındakilerin asılsız olduğundan bahsedilir.
31-32-33.ayette insanların çaresizlik zamanındaki tutumuna dikkat çekilir. Kasıtlı olarak günah işleyip, nasıl olsa Allah affeder diye düşünceye kapılmanın yersizliği anlatılır.

34:Kıyametin ne zaman kopacağını yalnız Allah bilir; yağmuru da O yağdırır. Ana karnındakileri yine O bilir. Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez ve yine hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. şüphesiz her şeyi eksiksiz bilen ve her şeyden haberdar olan yalnız Allah’tır!

Bu ayet tefsirlerde “muğayyebât-ı hamse” Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği 5 şey olarak geçer.
1)Kıyametin Kopma Zamanı
2)Yağmurun Ne Zaman yağacağı
3)Rahimdeki Bebeğin Durumu
4)ınsanların ıleride Neler Elde Edeceği
5)Ne Zaman ve Nerede Öleceği

-Ayet dikkatlice okununca bilinmeyenlerin sayısının 3 olduğu görülür. Bunlar:
1)Kıyametin Ne zaman Kopacağı
2)ınsanların ıleride Ne Elde Edeceği
3)Nerede Öleceği bunları yalnızca Allah bilir.

-Rahimdeki bebeğin durumu
-Yağmurun Ne Zaman Yağacağı hem Allah bilir, hem de insanlar bilir.

Lokman’ın Öğütleri: 
-Allah ‘a ortak koşmamak.
-Ana- babaya iyi davranmak.
-Namaz kılmak.
-ıyiliği emretmek.
-Kötülükten sakındırmak.
-Sabırlı olmak.
-Başkalarını küçümsememek.
-Alçakgönüllü olmak.

2.ÜNıTE TEFSıR DERSı KONU ÖZETLERı


NÛH SURESı


-Mushaf ve nüzul sırasına göre 71. suredir. 28 ayettir.
-Nahl Suresinden sonra, ıbrahim Suresinden öncedir. 
-Mekke’de inmiştir.
-Buhari’de bu sureye Suretü ınne Erselnâ demiştir. 

Nuh Suresi: ıslam davetinin sıkıntılı döneminde bütün olarak inmiştir.
-Amacı; Peygamber ve tüm Müslümanların moralini düzeltmek ve karşı çıkanları düşündürmektir.
-Sadece Nuh (as) ‘ı anlatır, konu arasına başka şeyler sokulmamıştır.
-Surede coğrafi manada yer, tarihi manada zaman belirtilmediği gibi şahısla ilgili bilgilere rastlanmaz.

Konusu: Nuh’un Peygamber olarak gönderilişidir.
-Kavmini dine davet etmesi.
-ınkârcılara karşı verdiği mücadele anlatılır.

Nuh Suresinde: şirk inancını korumak için inatçı olan toplumu gizli ve açık davetlerle ıslah etmeye çalışan Peygamberin mücadelesi anlatılmaktadır.
-Peygamberliğin kimliği, hangi görev ve sorumlulukla yaptığı ortaya konulmaktadır.
-Davette ilk çağrı neye, nasıl olmalıdır? ınsanları ikna için kullanılan yöntem ve deliller nelerdir? Hz. Nuh’un dua ve bedduası yer alır.

Surede Bahsedilen Diğer Konular: ıman- Rızık ılişkisi
-Ecellerin öne alınıp geciktirilmesinin mümkün olup olmadığı
-Günahların bağışlanması
-Gelecek ilahi azabın genelliği ve özelliği
-Toplu inen azaplarda suçsuz günahsız çocukların durumu
-Beddua etmenin Peygamberlik için olabilirlik boyutu

Nuh Peygamberin davet faaliyetini sistematik bütünlükte özet olarak anlatan tek suredir.

Kur’an ‘da baştan sona bir Peygamber niyazı olan tek suredir.
-Nuh Suresi;Nuh (as) ve kavmi arasındaki diyalogu, Nuh (as) ‘ın Allah’a arz etmesidir.

Ulaşılmak ıstenen Temel Hedef: Kalben, fikren ve maddeten insanların aşamadığı bozuk düşünce, inanç ve menfaat merkezli eylemlerin nasıl aşılacağı konusunda yol göstermektir.

A-SUREYE GıRış
-Giriş, gelişme ve sonuç bölümünden oluşur.
-Giriş;1. ayettir. Nuh (as) ‘ın toplumu uyarmakla görevlendirilmesini konu alır.
-25. ayet sonuna kadar gelişme bölümüdür. Nuh’un hangi metotla dine davet ettiğinden söz eder.
-Sonuç bölümünde Nuh (as) dua ve bedduası yer alır.


Bismillahirrahmanirrahim


1:şüphesiz biz Nuh’u kavmine “ kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye Peygamber olarak gönderdik.

Bu ayette Peygamberlerin beşer olduğu, görevlerinin tevhit çizgisinden sapmış insanları kemâle ulaştırmak olduğu anlatılır. Bu görevi üstlenen kişiler iman ve ahlak bakımından kusursuz olmalıdır. Cesaret, sabır, hikmet, söz ve fiillerdeki güzellik onun vazgeçilmez özellikleri arasında yer alır.
-Peygamber halkı değiştirmeye namzet olan adamdır. Tebliğ ve davet adamıdır.
-Davet; Peygambere elçilik görevi olarak yüklenmiştir.
-Nuh (as) kavme gönderilmiş elçidir; görevi iman etmeyenleri şiddetli azapla korkutup uyarmaktır.
-Peygamberlerin gönderiliş nedeni bir ihtiyacı karşılamaktır.
-Nuh (as) daveti ınzar (Uyarma) içeriklidir, Tebşir (Müjdeleme) söz edilmez.
-ılk cemaat Peygamberin kendi kavminden çıkar.
-Davette bulunan elçi, kim adına, niçin davette bulunduğunu hatırlatmalıdır.


Tebliğ Ve Davet Görevine Talip Kimseler: 
-Bilgi düzeyi yüksek olmalıdır.
-Davasını özümseyip tebliğ ve davete hazır olmalıdır.
-Avami bilgilerle tebliğ ve davet imkânsızdır.
-Davetçi davetinin olumlu sonuç vermesini istiyorsa neyi, niçin yapacağını bilmeli ve metodik bir yol izlemelidir. Planlı olmalıdır.


Nuh (as) ‘ın kavmine Peygamber Olarak Gönderildiğini anlatan 3 ayetin meali:

Andolsun, biz Nuh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: “ Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” (HUD 11/25)

Andolsun biz, Nuh’u kendi kavmine Peygamber olarak gönderdik de “ Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka ilahınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hala sakınmaz mısınız?” dedi. (MÜ’MıNUN 23/23)
www.ilimhazinem.com dan alınmıştır.
Andolsun ki biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan 50 yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.(ANKEBUT 29/14)


B-GELışME: Davetin Ortaya Konması Ve Davet Edilecek şeyin Topluma Belli Metotla Ulaşması

2-24.ayetler

6: Fakat benim davetim onları daha da uzaklaştırdı.
13:Size ne oluyor ki Allah’a gereken saygıyı göstermiyorsunuz.
15:Allah’ın yedi göğü birbiriyle nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz?

Bu bölüm daveti ve davet metotlarını ele aldığı için gelişme bölümüdür.

Gelişme Bölümünde; ınsanın neye nasıl davet edilmesi gerekir?
-Nuh (as) ‘ın hitap üslûbuyla kendini tanıtması.
-Toplumun kazanacağı kazançlara değinmesinden,
-Davet sırasında kullandığı metotlar ve yararlandığı kaynaklardan bahseder.
-Putları; Vedd, Süva , Yeğus, Ye’uk, Nesr ‘dır.
-4 kısımda incelenir.

1.Davetin Ortaya Konuluşu: 2. ve 4. ayetler arası bu kısmı özetler.
-Nuh (as)’ın Ey Kavmim! Diye söze başlaması kavmine olan düşkünlüğünü gösterir.
-Apaçık uyarıcı olduğunu vurgulaması güvenilirliğinin tartışmasız doğru olmasındandır.
-Davetçiler açısından ilk önemli ders; Muhataplarına karşı müşfik ve nezaketli olması.
-Davetçiler açısından ikinci önemli ders: Yaptığı işin doğru anlaşılması için yalın dil kullanması ve net bir şekilde anlatması.

Davetçi: Toplum tarafından bilinen, tanınan kişiliğe sahip olmalı,açık ve net görev ve karakterini belirtmelidir.

Nuh (as) Kimdir?
1)Allah’ın seçtiği (Al’i- ımran 3/33)
2)Diğer Peygamberlerden önce hidayete eren (En’am 6 /84)
3)Muhsin (Saffât 30/ 80)
4)Mü’min (Saffât 30/80)
5)Salih (Tahrim 67/10)
6)Çok şükreden (ısrâ 17/3) kuldur.


Nuh (AS ) Kime Peygamber Olarak Gönderilmiştir?

1)Fâsık- Allah’a isyanı adet haline getirmiş. (Hadid 57/ 26)
2)Kör (A’raf 7/ 64)
3)Cahil, düşünmeyen (Hûd 11/29-30)
4)Zalim (Hûd 11/44)
5)Hem çok zalim, hem çok azgın (Necm 54/ 52)
6)Çok fena kavme ( Enbiya 21/ 77) Peygamber olarak gönderilmiştir.

Nuh (as) toplumu şu esaslara çağırdı:
-Allah’a kulluk
-Allah’a karşı gelmekten sakınmaya,
-Kendisine itaate çağırdı.

-ılk ve önemli husus: ıbadet niçin ilk sırada zikredilmiş, tevhide vurgu yapılmamıştır.
ıbadet kavramı tevhide çağrıyı kapsar.
-Peygamberin görevi Allah’ın mesajını insana iletip kul olmasını sağlamaktır.
-Davetçi, bilinen, şaibesiz, davet esasının sade olması önemlidir.
-ınsan ömrünü uzatmanın yolunu aramışlar. Ölüm olayına girmişler.
-Nuh (as) insanlarda ahret bilincinin oluşmasını sağlamaya çalışmıştır.

2-Davetin Belli Metotla Yürütülmesi: (5. ve 9. ayetler arası)
-Peygamber de olsa hiç kimse davetin herkes tarafından kabul edileceğinin hevesine kapılmamalıdır. Davetçiye düşen; duyurmak, deliller sunmak, insanın aklını harekete geçirmektir.
Davette 3 önemli unsur: Devamlılık, belli metot, kararlılıktır.
(Nuh Suresi 10- 12) Allah’ın bağışlayıcı olduğu, bağışlanma talebinde bulunanlara yağmurlar, mallar, evlatlar, bahçeler vs. dünya nimetleri verilecektir.

3.Davette Konu Edinilen Hususlar ve Muhatabı ıkna için Sunulan Deliller: (Nuh Suresi 13. 20. ayetler arası)

“Size ne oluyor ki Allah’a gereken saygıyı göstermiyorsunuz.”
-Allah’ın saygıya layık oluşu, yedi göğü bizim için yarattığı
-ınsanlar inanç konusunda hisleriyle değil; akıllarıyla hareket etmelidir.

4. Yok Oluşu Önleyemeyen Davet: (21-24.ayetler arası)
-Yok oluşu tercih edip Peygambere karşı geldiler.
-Nuh (AS) tevhit merkezli inanç, ahlak ve itaat ilkelerini kabul ettirmeye çalışmıştır.
-Mal ve evlat düşkünü olması onların en büyük zaafı olmuş, doğru-yanlışı ayırt edemez olmuşlardır.


C-Sonuç ve Dua Bölümü 

(25. ve 27. ayetler arası)


O toplum çok ağır cezaya çarptırılmıştır. Bu dünyada tatmak istedikleri mal ve evlatlarından mahrum kaldılar, canlarından oldular.

Davette; Objektif, tarafsız, dürüst, kararlı olunmalıdır.

Nuh (as) hangi konularda bedduada bulunmuştur?
1)Sapkınlıklarının ve hüsranların arttırılması
2)Yeryüzünde onların soyundan bir fert bırakılmaması

28: “ Rabbim! Beni, ana-babamı, inanmış olarak evime girenleri, mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla, zalimleri ise daima helâk et.”

Nuh (as) ‘ın Hayır Duası: kendisi, ana- babası ve inananlar için yapmıştır. ınanmayanlar için bedduası vardır.
3.ÜNıTE 

MÜLK SURESı

-Mekke’de inmiştir. 30 ayettir.
-Mushaftaki sıraya göre 67,iniş sırasına göre 77. suredir.
-Adını ayette geçen “ el- Mülk “egemenlik, hükümranlık kelimesinden alır.
-Fasıla harfleri Nün, Mim ve Ra ‘dır.

Mülk Suresinin Diğer ısimleri: Vâkiye- Koruyucu; Münciye- Kurtarıcı
Mânia- Engelleyen, Mennâa –Çokça Engelleyen, Mücâdile –Tartışıp savunan.

Mülk Suresinin Ana Konusu: Allah’ın varlığı, bilgisi, kudreti ve insanların Rablerine vereceği hesap şuurunu konu edinir.

Mülk Suresinin Nüzul Sebebiyle ılgili: 13. ve 28. ayetler hakkındaki bilgiler şunlardır:

13. ayet: ıbn Abbas’tan aktarılmıştır. Bu ayet müşrikler hakkında inmiştir. Onlar Allah Resulü hakkında ileri geri konuşuyorlardı. Cebrail onların neler konuştuğunu O’na haber verdi.
28.ayet: Mekkeli Müşriklerin Allah’ın Peygamberinin ve Müslümanlarının yok ölmeleri için beddua etmesi üzerine nazil oldu.

Mülk Suresinde Geçen Başlıca Kavramlar: 

1)Tebâreke: Kur’an ‘da 9 yerde geçer. Fiilin öznesi Allah’tır. Fiilin kök anlamı; devenin çöküp yerleşmesi, kuşun suyun üstüne konmasıdır. Kelime sonradan yüce olmak, münezzeh olmak, hayır dilemek manasında kullanılmıştır.

2)Allah’ın Eli: Kelamcılar arasında tartışılan mesele; Allah’ın cisim olup olmadığıdır ki; burada “Allah’ın Eli “kavramını Müşebbihe ve Mücessime kelam mezhepleri olduğu gibi yorumlarken Ehl-i Sünnet Mezhebi bunu Allah’ın Gücü olarak almıştır. Egemenlik yalnızca Allah’a aittir.

3)Hazene: Cehennemliklerin cezalandırılması, cennetliklerin ödüllendirilmesiyle görevli meleğin adıdır. Zümer Suresi 39/71. ayette cehennem, 73. ayette cennet görevlileri için kullanılmıştır.

4)Se’îr: Kur’an’ı Kerim’i anlamaya yardımcı ilimlerden biri de Vücûh ve Nezâir ilmidir.
Vücûh: Bir kelimenin farklı ayetlerde birden fazla anlama denk gelmesidir.
Nezâir: Farklı kelimenin aynı manaya denk gelmesidir.

Cehennemin Diğer ısimleri: 
Cehennem (Bakara 2/206)
Cahîm (Bakara 2/199)
Hâviye (Kâria 10/19)
Nâr (Bakara 2/39)
Hutame (Hümeze 104/4)
Lezâ (Meâric 70/ 15)
Sakar (Kamer 54/48)
Saîr (Enbiya 21/4)
-Hâviye ve Lezâ Kur’an da sadece 1 kez geçmiştir.

Bismillahirrahmanirrahim


1-3.ayetler: Egemenlik elinde olan ne yücedir! O,her şeye gücü yetendir.2:O davranış bakımından hanginizin daha güzel olduğunu bildirmek için sizi imtihana çekip ölümü ve hayatı yaratandır. O, çok güçlü, çok bağışlayandır. O, yedi göğü birbiriyle uyumlu olarak yaratandır. Rahman’ın yarattığında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü! Bir çatlak, bir kusur görebilir misin?

Bu 3 ayette Rahman’ın 4 özelliğinden bahseder.
1) Egemenliğin Elinde Olması: Zümer Suresi 6.ayet ve Hacc Suresi 22/56. ayet “ışte o gün egemenlik Allah’a aittir.” Denilerek kıyamet günü yalnızca Allah’ın sözünün geçeceği anlatılıyor.

2)Her şeye Gücü Yetmesi: Kur’an’da Allah’ın güç ve kuvvetini ifade etmek için en çok kullanılan sıfatlardan biri Kâdir ‘dır. Bu sıfatlar Allah’ın yaratması, diriltmesi cezalandırması konularında anlatılır.

3)Hayatı ve Ölümü Yaratması: Yaratılanlar arasında sadece bu surede yarattığından bir kez söz edilen iki varlık; ölüm ve hayattır. Bu ayette önce ölüm söylenmiş dikkat çekilmiş, hayatı ona göre yaşamaya teşvik etmektir. Kısaca yaratılışın hangi amaç için olduğundan söz edilmiştir.
“Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.”

4)Yedi Kat Göğü Birbiriyle Uyumlu Yaratması: Bu ayet Kuran’ın bütününde sadece 2 yerde geçer.

1)Mülk Suresi (67/ 3)
2)Nuh Suresi ( 71/15)

Tıbâk: Tabak veya tabaka isminin çoğuludur. Allah tabaka tabaka yedi gök yaratmıştır.
Tâbaka fiilinin mastarıdır. Allah yedi göğü tabaka tabaka olarak yarattı.

3. ayetin sonu ile 4. ayette: Anlatılmaya çalışılan konu; göklerdeki düzenin ne kadar sağlam ve yerli yerince olduğudur. Ayette 2 kez anlamında “Kerrateyn “ birçok kez bakmak manasındadır. Kesretten kinaye vardır. Ne kadar bakılırsa bakılsın eksiğin bulunamayacağı anlatılmaktadır.


6-11. ayetler:

Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Orası; ne kötü dönüş yeridir! ıçine atıldıkları zaman, o kaynarken onun gürleyişini duyarlar. O hemen öfkeden patlayacak bir hale gelir. ıçine bir grup atıldığı zaman, her defasında onun bekçileri onlara, “Size bir korkutucu /uyarı gelmedi mi?” diye sorarlar. “Evet, doğrusu bize, bir korkutucu/uyarıcı geldi. Fakat biz ona inanmadık, onu yalanladık ve “Allah hiçbir şey indirmedi, siz büyük bir yanlışlık ve aldanmışlık içindesiniz” dedik, derler. Eğer biz söz dinleyen ve akılını güzel kullanan kimseler olsaydık kimseler olsaydık, (bu) çılgın ateşin içinde olmazdık” derler. ışte günahlarını itiraf ettiler. O halde kahrolsun o çılgın ateşin içindekiler!

-Gök ve yeri yaratanı reddedenlerden söz eder.
-Kâfirler günahlarını itiraf etmişlerdir.
-Cehennem azabının korkunçluğundan söz eder.

7.ayette cehennem ve cehennemlikler anlatılır. ınsanlar duyu organlarını yitirmeyecekler oradaki tüm acıyı hissedeceklerdir.

8.ayette cehennemin isyankârları gördüğündeki halini tasvir eder.

“O gün cehenneme ‘Doldun mu?’ deriz. O, ‘Daha var mı?’ der. (Kâf Suresi 50/30)
-ınsanlar grup grup sorgulanacak, suçları ikrar ettirilecek verilecek cezanın haksız olmadığı kabul ettirilecektir.
-Yasin Suresi (36/65) kendi azalarının kendi lehine şahitlik etmesiyle olacaktır.
www.ilimhazinem.com dan alınmıştır.
Kur’an’da Peygamberler için sık kullanılan kavramlardan biri nezîr. Bazen Münzir şeklide kullanılır.
-Biz bir elçi göndermedikçe, hiç kimseyi asla cezalandırmayız. (ısrâ 17/15)

9.ayette kâfirlerin itiraf kısmıdır.
10.ayette Allah’a karşı çıkanların pişmanlıkları anlatılır.
11.ayette kâfirler günahlarını kabul ettiler, cezasını da kabul ettiler.

12.ayette Müslümanların en önemli özelliğinden söz eder. Gayba iman etmesidir.
-Bakara suresi (2/3) ilk zikredilen özellik Gayba ımandır.
-Allah (CC) Kulları ıçin 2 şey hazırlamıştır: Bağışlanma ve Büyük Ödül.

-Bu ayette Müminlerin ebedi olarak Adn Cennetlerinde kalacağı haber verilir.
Büyük Ödül; Allah’ın bu kullardan razı olmasıdır.

13.-14. ayetler13.ayetten itibaren hitap Mekkeli Müşriklerdir. Bu ayette Allah (CC) isim ve sıfatlarından söz edilir.

Allah( CC) ilimle ilgili 3 sıfatı; Âlim, Lâtif ve Hâbir’dır
Lâtifin 2 anlamı vardır: En gizli işleri kolaylıkla bilen, ihtiyacı gidermek için ihsan ve ikramda bulunmak.

15.ayette yeryüzünün yaşanabilir yer olduğunu vurgulamıştır.
-Gökteki ve Yerdeki Her şeyin insanlığın hizmetinde olması(teshîr),
Zikr-i Has, ırâde-i Âm ( özel şeyi söyleyip genelini kastetmek) hâkimdir.

16.ve 18 ayetlerde Allah’ı ve Peygamberini inkâr edenlerin azapları anlatılır.
-16. ve 17. ayetler Müteşabih ayetlerdir.
Allah (CC)’ın ınsanı Cezalandırma Yöntemi; Yerin dibine batırarak helâk etmek ve rüzgârdır.
-Allah(CC) neyle nasıl cezalandıracağını bilemeyeceklerdir.
-ınkâr edenler yalnızca Mekkeliler değildir.

19.ve 27. ayetler; Kur’an’ın genel üslûbu, insanı çevreye, evren, bitki, hayvan vs. mahlûkata bakarak gözlemlemesidir.
-Bu kadar ceza ve azap isminin geçtiği surede Rahman ismi geçer çünkü Allah (CC) merhametlidir.

21.ayet: Yoksa O, rızkını keserse, size rızık verecek kimdir?
O’nun Rezzak sıfatına dikkat çekmiştir. Tüm rızıkların Allah’a aittir.
-Müslüman’ın 2 özelliği verilmiştir; dümdüz yürümesi, doğru yolda yürümesi.
-Peygamber sadece uyarıcıdır, kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah (CC) bilir.

28.ve 30. ayetler Mekkeli Müşriklerin Peygamberimizin ölmesi için ettiği bedduasıdır.
4.ÜNıTE 

HAşR SURESı


-Medine Döneminin 4. yılında indi, 24 ayettir.
-ısmini 2.ayette geçen Haşr kelimesinden alır.
Haşr: Kalkışma, ayaklanma, savaş için toplanma anlamına gelir.
-ıbn Abbas bu sureye Beni Nadir Suresi de demiştir.
-Surenin ilk ve son 3 ayeti tüm varlıkların Allah’ı tenzih ettiğini belirtir.
-2.ve 10.ayetlerde anlaşmayı bozan Yahudi kabilesinin durumu anlatılır.
-11.ve 17.ayetlerde Müslüman göründüğü halde entrikalar çeviren münafıkların durumu anlatılır.
-Surede ebedi hayat için hazırlıklı olması gerektiği anlatılır.

Haşr Suresinin Konusu: Medine’deki ıslam topluluğu ve Yahudi kabilesi Nadiroğulları arasındaki çekişme ve Nadiroğulllarının Medine’den sürülmesini anlatır. 

Peygamberimiz ve Nadiroğulları Arasında ımzalanan Sahife: Yahudiler, Müslümanlar ve Müşrikler arasındaki çatışmada tarafsız kalacaktır.
-Müslümanların Uhud Yenilgisinden sonra Yahudiler, Peygamberimizle yaptığı anlaşmayı bozdular. ıslam Toplumunu ortadan kaldırmak için Mekkeli Kureyşlilerle ittifak kurdular.Peygamberimiz 2 seçenek sundu.”Ya savaş, yahut şehri terk etmek.”Yahudiler terki seçtiler.10 gün süre istediler ve bu süre içinde Abdullah b. Ubeyy ile anlaşma yaptılar.Abdullah b Ubeyy şehirde kalmaları halinde kendilerine 2 bin savaşçı vereceğinin vaadinde bulundu.

Nadiroğulları Hangi şartla Medine’yi Terk Etme Kararı Aldı?
Nadiroğulları bu tavsiyeye uyarak Peygamber’e (SAV) karşı silahlandılar.Müslümanlar fiili bir savaş olmadan 21 gün kuşatma altında tuttular.Abdullah b. Ubeyy’in adamlarından istenen yardım gelmeyince Nadiroğulları H:4 yılın Rabî’ul-evvel ayında teslim oldu.
-Medine’yi terk etmeleri, bütün taşınabilir mallarını beraberinde götürmeleri;ama silahlarını almamaları şartıyla barış teklifi kabul edildi.

FEY: Nadiroğullarının bıraktığı taşınmaz mallardır.
GANıMET: Barış yoluyla elde edilen savaş gelirleridir.
-Nadiroğulları Medine’yi terk edince malları-ağaçları muhacirler arasında paylaştırıldı.

Malların Muhacirlere Verilme Nedeni:
-Ganimetlerin aranızdaki varlıklı kimselerin tekelinde olan bir servet ve güç kaynağına dönüşmemesi için Allah dağıtımının böyle olması gerektiğine hükmetmiştir.
-Surenin son 3 ayeti Allah (CC) kendi zatı hakkında konuştuğu bölümdür.Peygamberimiz bu ayetleri her sabah okumamızı tavsiye etmiştir.

ıSTıÂZE OKUNMASI: Allah (CC) hakkında düşünürken Allah’a sığınma tavsiyesidir.
Amacı: ınsan aklının Allah’ın zatını anlamakta aciz olduğu için Allah (CC) isim ve sıfatıyla bilmek, tanımak, anlamaktır.Dünya fani, Allah (CC) bakîdir.


Bismillahirrahmanirrahim


1: Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ın şanını yüceltir.O, üstün kudret sahibidir; her buyruğu ve her fiili mutlak isabetlidir!

Tespih Terimi vurgulanmıştır.şuurlu varlıkların Yüce Allah’ı her tür eksiklikten uzak olduğunu söz-davranışlarında ortaya koyması,Allah’ın hükümranlığını itiraf etmesi anlamına gelir.
-ınsan çevresindeki varlıklara ibret nazarıyla bakacak olursa her zerresinin Alah’ı zikrettiğini anlayacaktır.

2: ınkar eden Ehl-i kitap mensuplarını savaş için ilk toplanmalarında yurtlarından çıkarıp sürgün eden O’dur.Halbuki siz müminler, onların direniş göstermeden yurtlarını terk edip gideceklerine pek ihtimal vermemiştiniz.Diğer taraftan onlarda muhkem kalelerinin kendilerini Allah’a karşı koruyacağını sanmışlardı.Ama Allah onlara ceza silsilesini hiç beklemedikleri bir anda vurup kalplerine müthiş bir korku saldı.Böylelikle onların yurtlarını hem kendi elleriyle hem de müminlerin elleriyle mahvettiler. Bu olaylardan ibret alın, ey aklıselim sahipleri!

-Ehl-i kitaptan kavramı içine 3 Yahudi kabilesinden biri olan Nadiroğulları da girer.
-ınkârcı denilme nedeni; önce Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu kabul etmesi, sonra anlaşmayı bozup inkâr etmesidir.
-Anlaşmayı bozmasalardı, Medine’de Müslümanlarla dost olarak yaşar, iç işlerinde serbest olurlardı.
-Sağlam kale ve duvarlarına güvenen Nadiroğullarını Allah (CC) yüreklerinden vurdu.Savaşmaya cesaret edemeden yurtlarını terk etmek zorunda kaldılar.

Nadiroğullarının Mahkûm edilen Davranışı: Ahdi bozma
-Anlaşmayı yaptığı Müslümanları arkadan vurmak.
-Kale ve evlerinin sağlamlığına güvenme.
-Münafıklara güvenip hazırlık yapmamasıdır.

3. ve 4. ayette Nadiroğullarının dünyada cezaya, ahrette azaba mahkum oluşunun sebebini anlatır.Ehl-i kitap olmalarına rağmen, Allah’ a ve Elçisine karşı gelmeleri, bunlarla bağlarını koparmaları olarak bilinmektedir.

Ka’b b. Eşref, Müslümanları ve Peygamberimiz (SAV) şiirlerinde ağır biçimde hicvetti.

5. ayette Allah (CC) ‘dan izinsiz ağaç bile kesilemeyeceği anlatılır. Hurma ağacının da kesilme nedeni; Yahudileri cezalandırıp burunlarının sürtmesini sağlamaktır.

6:Allah’ın onlara ait mallardan elçisine fey olarak nasip ettiği şeylere gelince, siz bunları elde etmek için ne at ne deve sevk etmek zorunda kaldınız. Bilesiniz ki Allah, elçilerini dilediği kimseler karşısında savaşa meydan vermeden de galip getirir.Kuşkusuz Allah dilediği her şeyi gerçekleştirme gücüne sahiptir!

Terim olarak Fey; Gayrimüslimlerden alınan haraç, cizye, ticari mal vergisi gelirleridir.
Ganimet ve Hükmü: Savaş yoluyla düşman ordusundan ele geçirilen silah, hayvan, altın, teçhizat vs. mallardır.Hükmü Enfal Suresi (8/1-41) ayette açıklanmıştır.
-Bir ülke savaşılmadan fethedilmiş bile olsa, o ülkenin malları Feydir.
Fey; ayette gölge anlamına gelir. Dünya malının geçici, Allah (CC) ‘a ulaşmada vasıta olduğunu gösterir.

7: Allah’ın (savaş yoluyla) fethedilen memleketlerdeki hakların mallarından elçisine nasip ettiği ganimetler ise Allah’a , Peygamber’e, onun akrabalarına, yetimlere,yoksullara ve bir de yurdundan, yuvasından ayrı düşmüş gariplere aittir.Ganimetlerin aranızdaki varlıklı kimselerin tekelinde olan bir servet ve güç kaynağına dönüşmemesi için Allah dağıtımının böyle olmasına hükmetmiştir.şu halde Peygamber size ganimetten ne kadar pay verirse onu kabul edin;size vermediği şeyi de istemekten kaçının.Allah’ın emirlerine karşı gelmekten her daim sakının.Unutmayın ki Allah’ın cezalandırması çok çetindir!

Ganimettaksimiyle ilgili ayetlerdir.Fiili savaş sonrasında edinilen ganimetlerin 5’te biri Bedir Gazvesinden sonra inen Enfal Suresi 41. ayete göre:
1)Allah’a 
2)Peygamber’e
3)Peygamber’in akrabalarına
4)Yetimlere
5)Yoksula
6)Yurdundan ayrılmış garipleredir. 

5’te 4’ü savaşa katılan mücahitler arasında eşit paylaştırılmıştır.
Fey Mallarıyla ılgili 2Durum Vardır:
1) 6.ayetteki Gayrimenkullerdir.Tamamı Allah Resulünün tasarrufundadır.
2) 7.ayetteki Menkullerdir. Tamamı ayette sayılan 6 sınıfa paylaştırılır.
-Hz. Ömer’e göre 6. ayet savaş olmaksızın, 7. ayet savaş sonucu ele geçirilen mallar hakkında hüküm düzenlemiştir. 2 ayrı hüküm vardır.
-Hz.Ömer’e göre: “Ganimetlerin aranızdaki varlıklı kimselerin tekelinde olan bir servet ve güç kaynağına dönüşmemesi için Allah dağıtımının böyle olması gerektiğine hükmetti.”
1) Maddi değerlerin belli kişilerin elinde kalmaması.
2) Sosyal adaletin sağlanması.
3) Refahın geniş kitlelere yayılması şeklinde algılamıştır.

-Hz.Ömer, Irak arazisinin taksim edilmesi görüşüne katılmamıştır.Bu ayeti örnek gösterip taksim edilirse sorun olacağına işaret etmiştir.
-Kur’an çapulu kamu malı yeme olarak görmüş, çapula kalkışanları hem ganimetten mahrum etmiş hem de kıyamet günü cezasını çekeceğini hatırlatmıştır.

Tekelleşmeye Gidilmeme: Hz..Peygamber Hayber’in fethinden sonra bu arazilerin bir kısmının sahiplerinin yarıcı usulüyle işlemesine izin verdi.
2) Mekke savaşla fethedildiği halde ganimet olarak mücahitlere dağıtılmadı.
3) Hz. Ömer ayeti gerekçesine bakarak yorumladığından fethedilen Irak’taki Sevâd arazisini eski sahiplerine zimmetleştirdi.
-Toprağın işlenmesini sağlayıp gelirinden pay aldı, toprak ağalarının oluşumunu engelledi.
-Sebebin hususiliği hükmün genel oluşuna engel değildir
www.ilimhazinem.com dan alınmıştır.
8: Mallar öncelikle sırf imanları uğruna ana yurtlarını terk etmek, mallarını mülklerini geride bırakarak göç etmek zorunda bırakılan fakir muhacirlerin hakkıdır. Onlar Allah’ın lütfunu ve rızasını kazanmaya çalışan, Allah’a ve Elçisine yardım eden kimselerdir.Allah’a verdikleri iman ve itaat sözüne sadakat gösterenler işet onlardır!

Muhacirin tanımı yapılmıştır.8. ve 10. ayetler arası ideal Mü’min tipini yansıtır.
MUHACıR: Allah rızasını elde etmek için, yurdunu, yuvasını terk edip başka yere göç etmek zorunda olan kimselerdir.
-Allah’a ve Elçisine yardım edenler,ıslam ve Kur’an’ın mesajının yayılması için üstün gayret gösterirler.

9. ayette ensar ve ensarın özellikleri anlatılmıştır.Bu ayette Ensara ”yardım edenler” manası verilmiştir.
Ensarın Özellikleri= ımanı içselleştirmişlerdir.
2)ıslam’ı daha iyi yaşamak için Müslümanları çok severler.
3) Muhacirlere verilen ganimetleri kıskanmazlar.
4)Kendi ihtiyacı olduğu halde muhacir kardeşini kendine tercih eder.( ÎSÂR)

ÎSÂR: Kendi ihtiyacı olduğu halde başkasını kendine tercih etmek.
BUHL: Kendi elindekini başkasından kıskanmak.
şUHH: Başkasının elindekine göz dikmek, fakire vermeyi sevmemektir.

10.ayette sonraki Müslümanların nasıl davranması gerektiği anlatılır. ıdeal Mü’min tipinde bahseder.

ıdeal Mü’min Tipiyle ılgili Uyarılar Verilir.
1) Tüm hayırlı eylemlerde Allah’a olan inancını öne çıkarmak.
2) Allah’ın hoşnutluğunu kazanmayı amaç edinmek.
3) Allah’a ve Resulüne yardım.
4) Dürüst olmak, 
5) Darda olan Mü’min kardeşine kucak açmak.
6) Beşeri zaaflara karşı daima Allah’a sığınmak.
7) Kendisi için istediği şeyi Mü’min kardeşi için de istemek.

11-12-13-14.ayetler; 11- 14. ayetler Nadiroğullarına karşı harekete geçmeden önce inmiştir.
13.ayette kişilik problemi yaşayan münafıkların durumu anlatılır.
14.ayette Onların Müslümanlarla savaşamayacakları, onların birlik- beraberlik duygusundan yoksun oluşunu anlatır.

15-16-17-18.ayetlerde; Nadiroğullarının durumu Kaynukaoğullarına benzetilir,nasıl benzettiği anlatılır.

19.ayet; Fâsık; (Allah’ı unutan, Allah’ın da onları kendine unutturduğu kimselerdir.)tan bahsedilir.

22-23-24. ayetlerde; 

Melik: Mutlak hükümranlık sahibi, mülkün sahibidir.
Kudüs: Her türlü kusur ve noksanlıktan uzaktır.
Selam; ıslam huzur, kurtuluş ve esenliğin kaynağıdır.
Mü’min: ıman, güven ve emniyet verendir.
Müheymin:Her şeyi gözetip koruyan , iyiyi-kötüyü belirleyen otorite sahibidir.
Aziz: Kudret, izzet, şeref sahibidir.
Cabbâr: Dağınıklıkları toplayan , yaraları sarıp sarmalayan kudret sahibidir.
Mütekebbir: Yüceliğiyle övgüye layık olan, sınırsız olandır.
Musavvir:Her varlığa en uygun şeklini veren .
Hâlık: her şeyin yaratıcısıdır.
Bâri:Yoktan var edendir. 
Alıntı.İlimhazinem

1 yorum: